‘Eğitimler’ kategorisindekiler


Dosya formatı ne anlama geliyor?

Her dosya, işletim sistemi, onun bileşenleri ve diğer yazılımlar tarafından belirlenmiş bir türde kaydedilir. Dosya türü, söz konusu dosyanın diğerleri içinde hangi göreve sahip olduğunu gösterir. Dosyanın hangi türde saklandığınıysa onun uzantısından anlayabilirsiniz. Bu, genelde sayı ve harflerden oluşan üç karakterlik bir kısaltmadır ve dosya isminden . ile ayrılır. Sözü edilen örnek.doc isimli bir dosyaysa burada örnek dosyanın gerçek adı, .doc ise uzantısıdır. .doc Word dosyalarını simgeler. Bu yüzden de Word belgeleri DOC-dosyaları olarak adlandırılırlar.

En önemli dosya formatları hangileridir?

Windows işletim sisteminin kurulu olduğu sistemlerde pek çok önemli dosya türünden bahsedilebilir. Bunlar içinde en büyük grubu belgeler oluşturur. Bahsedilen dosyalar metin, tabela, veri tabanı, çizim gibi diğer çalışma sonuçlarını işleyen programlar tarafından hazırlanır. MsOffice büro paketindeki .doc ve .xsl uzantılarıyla tanıyabilecekleriniz Word ve Excel dosyaları bunlardan sayılabilir.
Program dosyaları metin veya grafik içermezler. İçlerinde bilgisayarın onlar açılırken teker teker uygulayacağı komutlar yer alır. Program dosyalarını .exe.com .batveya .pif uzantılarıyla tanıyabilirsiniz. Sistem dosyaları işletim sistemini yönetmek için gereklidir. Windowsun en önemli sistem dosyaları .sys ve .dll uzantılarına sahiptir.

Dosya uzantılarını nasıl Windows gezgininde görünür hale getirebilirim?

Normalde Windows bilinen formalardaki dosya uzantılarını saklar. Aslında bu bazı dosyalar için her zaman bir türe hitap etmeyen semboller söz konusu olduğunda karışıklık yaratabilir. Ama önceden yapılan bu ayarlamayı düzenleme şansına sahipsiniz.
Windows Gezgininde Görünüm/Klasör Seçenekleri menüsünden Görünüm kartını aktif hale getirin. Bilinen Dosya Türleri için dosya uzantılarını gizle seçeneğinin onay kutusunu boş bırakın. Tamamı tıkladıktan sonra artık Windows tüm dosya uzantılarını gösterecektir.

Bilinmeyen bir dosya türünü nasıl çalıştırırım?

Aslında bir belgeyi sadece belirli bir programla çalıştırabilirsiniz. Ama bazı türler için bu o gerekli yazılım olmadan da gerçekleştirilebilir. Örneğin Word belgelerinin (DOC-Dosyaları) içerikleri Windows donatılarına dahil olan Wordpadle açılabilir.
Metinler, grafik dosyaları ve diğer dosya türlerini bilgisayarda görüntülemek için Windows Önizleme seçeneği kullanılabilir. Bunun için sağ fare tuşuyla istenilen dosyaya tıklayın ve Önizleme seçeneğini kullanın.
Şayet Windows/Donatılar PCnizde kurulu değilse, Bilgisayarım/Denetim Masası/Program Ekle/Kaldır/Windows Kurdan Donatıları yüklemelisiniz.

Niçin bir belgeyi RTF-Dosyası olarak aktarmalıyım?

Bir Word belgesinin başka bir PC kullanıcısına verilmesi teknik olarak hiçbir sorun oluşturmaz. Çünkü neredeyse Windows kurulu her bilgisayarda yaygın kullanılan bu türü en azından okumanızı sağlayacak bir program yer alır.
Yine de bu dosyaları Doc dosyası olarak vermemeniz için bir sebep var: Bilgisayar virüsleri korkusu. Doc dosyaları makro virüslerinin en sık karşılaşılan taşıyıcılarından biri. Bu yüzden pek çok kullanıcı daha bu dosyaları okumadan Geri Dönüşüm Kutusuna göndermeyi tercih ediyor. Kendi Doc dosyalarınızın aynı işleme maruz kalmasını istemiyorsanız onları Rich Text Format yani .rtf olarak saklamalısınız. Bunun için Dosya/Farklı Kaydeti seçin ve dosya türünü .rtf olarak ayarlayın. Kaydedilen RTF-Belgesi dönüştürülürken tüm biçimlendirmeleri korur ve neredeyse tüm metin programları tarafından okunabilir.

Bir dosya türünü nasıl belirli bir yazılımla ilişkilendirebilirim?

Windowsun kayıt düzenleyicisi hangi yazılımın hangi dosya türleri için kurulu olduğunun bilgisini içerir. Eğer bir dosya türünü başka bir yazılımla açmak istiyorsanız bu eşleştirmeyi değiştirebilirsiniz.
Bunun için Windows Gezginini çalıştırın ve sağ fare tuşuyla istenilen dosyayı seçerken [Shift]e de basılı tutun. Birlikte Aç komutunu seçin. Kurulu yazılımların yer aldığı bir liste açılacak. Aradığınız program bu listede mevcutsa onu işaretleyin ve Tamama tıklayın. Eğer program sisteminizde kurulu olduğu halde burada yer almıyorsa Diğeri seçin ve kurulu olduğu dizini bularak programı iletişim kutusuna kaydedin.

Post-Script dosyaları niçin gereklidir?

Post-Script .ps özel formatında belgelerin biçimlendirmesi kağıda basıma uygun olarak belirlenir. Post-Script türünün avantajı kurulu donanımdan bağımsız oluşu. Kayıt ve basma işlemleri için kullanılan bilgisayarlar birbirinden farklıysa bile her yazıcı bir Post-Script dosyasında mevcut grafik ve yazıları kaydettiğiniz haline uygun olarak aynı şekilde kağıda geçirir.
Bu nedenle Postscript her şeyden önce profesyonel baskı firmaları tarafından kullanılır. Bir post-Script dosyasının ayarlanması genelde sadece özel bir DTP veya grafik programıyla mümkündür.

PDF dosyaları ne işe yarar?

PDF dosyaları her bilgisayarda aynı gözüken belgelerin sistemden bağımsız tanımlanmalarını içerirler. Post-Script dosyalarından farklı olarak burada yazdırma işlemi ön planda değildir. Onlar daha ziyade, metinlerin bilgisayar ekranında da el kitapları, gazete yazıları gibi görüntülenebilmesi içindir.
Windows PDF dosyalarını işleyemediğinden, Acrobat Reader isimli ücretsiz programa ihtiyacınız var.
Dosyaları internette daha hızlı transfer edebilmek için nasıl sıkıştırabilirim?

Bazı dosyalar fazla yere gereksinim duyarlar ve internet üzerinden değiş tokuş edilmeleri istendiğinde transfer işlemi uzun sürer. Büyük bir dosya transfer zamanını arttırdığı gibi maliyeti de yükseltecektir. Şayet resim gönderiyorsanız BMP veya TİF dosyaları gibi büyük dosyalar yerine JPG gibi nispeten daha az yer kaplayan dosyalar göndermeye dikkat etmelisiniz. Ayrıca dosyaları sıkıştırarak da boyutun küçülmesini sağlayabilirsiniz. Bu esnada dosyada mevcut bilgiler, yerden tasarruf edilerek kaydedilir ve dosyanın boyutu önemli miktarda kısalır.
Dosyalarınızı sıkıştırmak için Winzip gibi bir sıkıştırma veya arşiv progr*** ihtiyacınız olacaktır. Progr*** fiyatı yaklaşık 30 dolardır. Bu sayede birkaç tıklamayla bir veya daha fazla dosyayı bir ZIP dosyası olarak kaydedebilirsiniz.

Internet sayfamı nasıl kaydedebilirim?

Kişisel internet sayfanızı kurmak için normalde Hotmetal veya Frontpage gibi her biri 150 dolar civarındaki web editörüne ihtiyaç duyacaksınız. Bir web editörü size önceden hazırlanan faklı şablonları bir araya getirme ve sonucu HTML dosyası olarak kaydetme imkanı sağlar. Microsoft Office 2000 sahibiyseniz, web editörü için para ödemekten kurtulabilirsiniz. Bu programla Word dosyalarını, Excel tabelalarını ve Powerpoint sunumlarını .doc .xls ve .ppt çok kullanılır dosya türlerinde kaydetmenin ötesinde internet sayfası olarak da kaydedebilirsiniz. Dosya/Web Sayfası Olarak Kaydet komutlarıyla bu iş çocuk oyuncağı.
Herşeyden önce dikkat etmeniz gereken belgenizle bağlantılı olan grafiklerin .jpg ve .gif dosya uzantılarını taşımaları. Çünkü bu dosya biçimleri geniş boyutlu resim bilgilerini kendiliğinden sıkıştırılmış biçimde kaydeder. Bu web sayfasını browserınıza daha çabuk çağırabilmenizi sağlar.

Teknik Servis

Anakart Nedir?

Ana kart, fiberglast tan yapılmış, üzerinde bakır yolların bulunduğu, genellikle koyu yesil bir levhadır. Ana kart üzerinde , mikro işlemci,bellek,genişleme yuvaları,BIOS ve diger yardımcı devreler yer almaktadır.Yardımcı devrelere örnek sistem saatidir. Bütün kartların anası diyoruz; çünkü PC’nin diğer bileşenleri bir şekilde anakarta bağlanıyor, birbirleri ile anlaşmak için anakartı bir platform olarak kullanıyor; yani PC’nin “sinir sistemi” anakart üzerinde yer alıyor.

Üzerinde yongalar, transistörler, veriyolları, çeşitli donanımlar için yuvalar, slotlar, bağlantı kapıları, soketler bulunan irice bir baskılı devre. Bir PC’nin hangi özelliklere sahip olabileceğini belirleyen en önemli bileşen, çünkü anakart üzerindeki elektronik bileşenler bu PC’ye hangi tür işlemciler takılabileceğini, maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabileceğini, bazı bileşenlerin hangi hızlara çıkabileceğini, hangi yeni donanım teknolojilerini destekleyebileceğini belirliyor. Burada en belirleyici faktörlerden biri anakartın yonga seti. O halde anakart yonga setinin tanımını vererek işe başlayalım.

YONGASETİ: Yongaseti (chip set) anakartın “beynini” oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları, çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetlerler. Veri akışı, PC’nin pek çok parçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan, yongaseti de PC’nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir. Eski sistemlerde PC’nin farklı bileşen ve işlevlerini, çok sayısal yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düşürmek, hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi uyumluluk sağlamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel tarafından üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini, bunların desteklediği veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek şekilde PCIset ve AGPset olarak da adlandırmaktadır. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs Inc. (ALi), VIA gibi üretici firmalann da geliştirdiği popüler yonga setleri vardır.

VERİYOLU: PC’nizin içindeki bileşenler birbirleri ile çeşitli şekillerde “konuşurlar”. Kasa içindeki bileşenlerin çoğu (işlemci, önbellek, bellek, genişleme kartları, depolama aygıtları vs.) birbirleri ile veriyolları aracılığı ile konuşurlar. Basitçe, bilgisayarın bir bileşeninden diğerine verileri iletmek için kullanılan devrelere veriyolu adı (bus) verilir. Bu veriyollarının ucunda da genişleme yuvaları bulunabilir. Sistem veriyolu denince, genelde anakart üzerindeki bileşenler arasındaki veriyolları anlaşılır. Ayrıca anakarta takılan kartların işlemci ve belleğe erişebilmelerini sağlayan genişleme yuvalarına da veriyolu adı verilir. Tüm veriyolları iki bölümden oluşur: adres veriyolu ve standart veriyolu. Standart veriyolu, PC’de yapılan işlemlerle ilgili verileri aktarırken, adres veriyolu, verilerin nerelere gideceğini belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne kadar veri transfer edilebileceğini belirler. Örneğin 16 bit’lik veriyolu bir seferde 16 bit, 32 bit’lik veri yolu 32 bit veri transfer eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hızı (frekans) değeri vardır. Hızlı bir veriyolu verileri daha hızlı transfer ederek uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar. Kullandığımız bazı donanım aygıtları da bu veriyollarına uygun olarak üretilirler. Sadece iki donanım aygıtını birbirine bağlayan veriyoluna “port” adı verilir. (örneğin AGP = Advanced Graphics Port). Bugün PC’lerimizde ISA, PCI ve AGP veriyolları bulunmaktadır. Anakartın üzerindeki farklı boyut ve renklerde, yan yana dizilmiş kart takma yuvalarından bunları tanıyabilirsiniz.

ISA : (Industry Standard Architecture) Anakartınızın kenarına yakın yerde bulunan uzun siyah kart yuvaları ISA yu-vasıdır. 17 yıldan beri kullanılan eski bir veriyolu mimarisidir. 1984′te 8 bit’ten 16 bit’e çıkarılmıştır. Ama bugün bile 8 bitlik kartlar olabilir. Orneğin bir ISA kartın, yuvaya giren iki bölmeli çıkıntısının sadece bir kenarında bağlantı bacakları varsa, bu 8 bitlik bir karttır. 90′lardan itibaren çoğu aygıt’ın daha hızlı PCI modeli çıktığından yavaş yavaş terkedilmeye başlanmıştır; hatta bugün ISA veriyolu olmayan anakartlar bile çıkmıştır. 1993′te Intel ve Microsoft, Tak Çalıştır ISA standardını geliştirmiştir. Böylece işletim sistemi ISA kartların konfigürasyonunu, sizin jumper’larla, dip svvitch’lerle boğuşmanıza gerek kalmadan otomatik yapmaktadır.

PCI: (Peripheral Component Interconnect) 1993′te Intel tarafından geliştirilen bu veriyolu 64 bit’liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32 bit’lik bir veri yolu olarak kullanılır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında çalışır. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn’dir. Anakartınızda PCI yuvaları ISA yuvalarının hemen yanında bulunur; beyaz renkte ve ISA’dan biraz daha kısadır. PCI veriyolu Tak Çalışır desteklidir.

AGP: (Advanced Graphics Port) Sadece ekran kartları için çıkarılmış bir veriyoludur. Grafik ağırlıklı uygulamalar geliştikçe (örneğin 3 boyutlu grafikler, tam ekran video) işlemci ile PC’nin grafik bileşenleri arasında daha geniş bir bant genişliğine ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda grafik kartlarında ISA’dan bir ara veriyolu standardı olan VESA’ya, oradan da PCI’a geçilmiştir; ama bu da yeterli görülmeyince, grafik kartının işlemciye doğrudan ulaşmasını sağlayacak, ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda geliştirilmiştir. AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn’dir. Ayrıca özel bir sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında iki katı veya 4 katı daha hızlı veri akışının sağlanabildiği 2xAGP ve 4xAGP modları vardır. 2xAGP’de veri akış hızı 533 MB/sn olmaktadır. Ancak sistem veriyolu hızı 66 MHz ise, 2xAGP tüm bant genişliğini kaplayıp diğer aygıtlara yer bırakmayacağı için 66 MHz’lik anakartlarda 1 xAGP kullanılır. 100 MHz anakartlarda bant genişliği 763 MB/sn’ye çıktığından 2xAGP ile uyumludur. 1 GB/sn isteyen 4xAGP’nin ise gelecekte çıkacak 133 MHz’lik sistem veriyoluna sahip anakartlarla uyumlu olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz. Peki bu kadar hıza ihtiyacımız var mı diye sorarsanız, günümüzün en ağır 3D oyunları bile ihtiyaç duymuyor. Bu yüzden aynı kartın PCI ve AGP versiyonları arasında pek performans farkı olmuyor. Yine de grafik için daha gelişmiş bir veriyolu olduğu ve bize fazladan bir PCI yuvası boş bıraktığı için AGP kartları tercih ediyoruz.

PORTLAR, KONNEKTÖRLER: PC ile çalışırken kasa kapalı olduğundan anakartı görmeyiz ama çeşitli aygıtları bağlamak için kasanın arkasında yer alan girişler (portlar) doğrudan anakarta bağlıdır. Eski anakartlarda AT form faktörü kullanılırken bu portlar birer kablo aracılı ile anakart üzerindeki konnektörlere bağlanırdı; ama ATX form faktörü ile artık anakart ile bütünleşik. Yani anakartın bir kenarında bulunan bu portlar, tam kasanın arka kısmındaki boşluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.

Anakartınız ve kasanız ATX formundaysa (artık tüm yeni PC’lerde öyle) kas nın arkasında tipik olarak bir klavye, bir fare portu, iki USB portu, iki seri pc (COM portu), bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz. Günümüzde klavye ve fare için artık PS/2 portu adı verilen küçül yuvarlak, 6 pinli portlar kullanılıyor. Aslında fare seri portu da bir adaptör yardımıyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler vardır), ama kendine ait bir port olması daha iyidir. Seri portlara genelde harici modemler bağlanır ama seri port kullanan başka aygıtlar da vardır (yedel leme cihazları, dijital kameralar gibi). Paralel porta ise yazıcı veya tarayıcı bağlanır. USB portlara neredeyse her tür hariç cihaz bağlanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yaygınlaşmaktadır. USB’ni özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uc uca çok sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.

Bunların dışında, anakart üzerine takılan (veya bütünleşik olan) grafik kartı, ses kartı, TV kartı, SCSI kartı gibi aygıtların portları da kasa arkasında yer alır.

Anakart üzerinde, kasa içinden ulaşılabilen portlar da bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu, bir disket sürücü portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, CD yazıcı, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız. Bir IDE portuna bağlı kabloya, üzerindeki iki konnektör aracılığıyla iki cihaz bağlanabilir.

Bunların dışında anakart üzerinde işlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki işlemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır. Günümüz anakartlarında PGA370 tipinde 370 iğneli Celeron işlemciler için PGA soketleri, AMD K6-2 ve K6-3 işlemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu desteği bulunan Super 7 soketleri, Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX işlemciler için) 66 MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir.

Slot ise, genişleme yuvalarına benzer, uzun ince dikdörtgen şeklindeki işlemci yuvalarına verilen isimdir. Pentium II, slot tipi Celeron ve Pentium III işlemciler için Slot 1, Xeon işlemciler için Slot 2 adı verilen modelleri bulunur.

ÖNBELLEK: Bugün PC’lerde kullanılan tüm donanımlar 15 yıl öncesine göre çok daha hızlı. Ama her bir donanım bileşeninin hızı eşit ölçüde artmadı. Örneğin işlemcilerdeki performans gelişimi, sabit disktekilerden kat kat daha fazladır. Hani bir PC’nin gücü en zayıf halkası kadardır derler ya, işlemci ve bellek çok hızlı olsa da yavaş kalan bir sabit disk ile bu performans artışını tam anlamı ile yaşamanız mümkün değildir. İşlemci boş boş oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek için bazı ara çözümler geliştirildi. Örneğin yakın zamanda kullanılan bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adı verilen bir birime aktarılması, işlemcinin ihtiyaç duyduğunda sık kullanılan bilgileri bu önbellek alanından alması.İşte önbelleklemenin esası budur. Bir PC’de çeşitli bellek kademeleri vardır: birincil önbellek (L1 cache); ikincil önbellek (L2 cache); sistem belleği (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM. Diyelim ki işlemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. Önce gider, en hızlı bellek türü olan L1 önbelleğe bakar. Bilgi orada varsa gecikme olmaksızın bu bilgileri alır ve işler. L1 önbellekte yoksa L2′ye bakar ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alır. Orada da yoksa önbelleğe göre daha yavaş kalan sistem belleğine, yine yoksa en yavaşları olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldiği cihazlara bakar.

L1 önbellek en hızlısıdır ve günümüz PC’lerinde doğrudan işlemci üzerindeyer alır. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K’ya kadar; Pentium III, Pentium II ve Celeron işlemcilerde 32K; AMD K6-2 ve K6-3 işlemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavaş ama biraz daha büyük olabilir. Pentium II ve III’lerde boyutu 512K’dır ve işlemci ile işlemci hızının yarı hızında haberleşir. İlk Celeron’larda yoktur; günümüz Celeron’larında boyutu 128K’dır ve işlemciyle aynı hızda haberleşir. AMD K6-2′lerde işlemci üzerinde değil, anakart üzerindeki bir yuvada 2GB’a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hızında (66 veya 100 MHz) haberleşir. AMD K6-3′de 256K önbellek bulunur ve işlemci ile aynı hızda haberleşir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbelleği üzerinde bulundurduğu, aynı zamanda kullanıldıkları anakartlarda da sistem veriyolu hızında çalışan bir önbellek daha bulunduğu için 3. seviye (L3) önbelleği literatüre sokmuştur.

IRQ (KESME) : (Inrerrupt Request) Bir süre PC kullanan herkes şu ünlü “IRQ çakışması” tabirini duyar. Peki nedir bu IRQ? Türkçesi “kesme”; yani işlemci bir işle meşgulken, bilgisayarın bir yerinden başka bir donanımdan işlemciye şöyle bir emir geliyor: “Benimle de ilgilen!” Yani işlemcinin işini böler. Tabii işlemci aynı anda çok sayıda işi birden yapabilir: Klavye ve fare kullanırken bir yandan ekrana gönderilen verileri işler, sabit diskten okuma yapar, modemin indirdiği dosyalara bakar vs. Ama işlemciye işini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygıtın ona sinyal gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyacı vardır. İşte buna IRQ hattı adı verilir. PC’mizde 0′dan 15′e kadar numaralanan 16 IRQ hattı vardır. Bunlar şu aygıtlar için kullanılabilir (”default”, yani pik aygıtın yanı sıra bu IRQ’yu kullanabilecek diğer aygıtlar parantez içinde verilmiştir)

IRQ 0: Sistem saati.
IRQ 1: Klavye
IRQ 2: Programlanabilir IRQ denef-ç’ıs’ı. (Modemler, COM3 ve COM 4 portları)
IRQ 3: COM 2 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRO 4: COM 1 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birirnlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 5: Ses kartı (LPT2, LPT3 - yani ikinci ve üçüncü paralel portlar - COM 3, COM 4, modemler, ağ kartlan, MPEG kartları, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 7: LPT1, yani ilk paralel port (LPT2, COM 3, COM 4, modemler, ağ kartları, ses kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartları
IRQ 8: Gerçek zamanlı saat.
IRQ 9: (Ağ kartları, ses kartları,SCSI kartları, PCI aygıtlar, yeniden yönlendirilen IRQ2 aygıfları)
IRQ 10: (Ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, ikinci ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 11: (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü IDE kanalı)
IRQ 13: FPU, yani matematik işlemci.
IRQ 14: Birinci IDE kanalı (SCSI kartlar)
IRQ 15: İkinci IDE kanalı (Ağ ve SCSI kartlar)

Normalde bir IRQ’yu bir aygıtın kullanması gerekir; aksi halde işlemci şaşı-rır, yanlış aygıta yanlış zamanda cevap verebilir. işte buna IRQ çakışması denir. Bazen Windows Aygıt Yöneticisi bölü-münden donanım aygıtlarının kaynak değerlerini değiştirerek, bazen kartın yerini değiştirerek bu sorun çözülebilir (tüm genişleme yuvaları doluysa bazen de çözülemeyebilir). Aslında PCI Steering adı verilen bir yolla bir IRQ’nun iki PCI aygıt tarafından kullanılması mümkündür. Ama bunun için aygıtın ve sürücülerinin bu işlemi desteklemesi gerekir. Bu konunun detaylarına da Windows ile ilgili bölümümüzde değineceğiz.

DMA Kanalları: Doğrudan bellek erişim (Direct Memory Access) kanalları sistem içinde çoğu aygıtın doğrudan bellek ile veri alış verişi için kullandığı yollardır. IRQ’lar kadar “ünlü” değillerdir, çünkü sayıları daha azdırve daha az sayıda donanımda kullanılırlar. Bu yüzden de daha az soruna yol açarlar. Bildiğiniz gibi işlemci PC’nin beynidir. Eski PC’lerde işlemci neredeyse her şeyi üstlenirdi; tabii, tüm donanım aygıtlarına veri göndermek ve onlardan veri almak işini de. Ancak bu pek verimli olmazdı; işlemci veri transferi ile ilgilenmekten başka işlemleri doğru dürüst yerine getiremezdi. DMA sayesinde bazı aygıtlar kendi aralarında veri transferi yapıp bu yükü işlemcinin üzerinden aldılar. DMA kanalları normalde yonga setinin bir bölümünü oluşturur. Bir PC’de 8 DMA kanalı bulunur ve 0′dan 7′ye kadar numaralandırılır. DMA’lar genelde ses kartları, disket sürücüler, teyp yedekleme birimleri, yazıcı portu (LPT1), ağ ve SCSI kartları, ses özelliği olan modemler tarafından kullanılırlar.

BIOS: BIOS’un açılımı Temel Giriş Çıkış Sistemi’dir (Basic Input/Output System). PC’deki en temel seviye yazılımdır; donanım ile (özellikle de işlemci ve yongasetiyle) işletim sistemi arasında bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanıma erişimi ve üzerinde uygulamalarınızı çalıştırdığınız ileri düzey işletim sistemlerinin (Windows, Linux vs.) yaratılmasını sağlar. BIOS aynı zamanda PC’nin donanım ayarlarını kontrol eder; PC’nin düğmesine bastığınızda boot etmesinden ve diğer sistem işlevlerinden sorumludur. BlOS da bir yazılımdır dedik; bu yazılım anakart üzerindeki BIOS yongası üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi. Yani sadece okunabiliyordu, üzerine yazılamıyordu. Daha sonra eklenen yeni donanımlara göre BlOS’ta güncelleme yapılmasının gerekmesi üzerine Flash BIOS adı verilen yazılabilir/güncellenebilir BIOS yongaları kullanılmaya başladı. Böylece kullanıcılar daha güncel bir BIOS sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler. (Tabii yakın zamanlarda gündeme gelen Çernobil (WinCIH) virüsünü duymuşsunuzdur. Işte bu virüs de yazılabilir BIOS’lardaki bilgileri silerek PC’nin açılmasını engelliyor.)

RAM (Random Access Memory)

Bellek bir bilgisayar sisteminin birincil parçasıdır.Cpu veya mikroişlemci ile birlikte ,veri programlar veya işlemci yada diğer sistem aygıtlarına direkt ve çabucak ulaşabilen işlenmiş bilgileri depolamak için bir ikili olarak çalışır.

Bellek bir bilgisayarın işlemesinin merkezidir,çünkü yazılım ve CPU arasında kritik bir bağlantı kurar.Bilgisayar belleği de aynı anda çalışabilen programların genişlik ve numaralarını belirler ve; giderek güçlenen mikroişlemcilerin kabiliyetinin iyileştirilmesine yardım eder.
Kendine has özelliği ve yararları olan bir çok bellek çeşidi vardır.Maalesef çok fazla bellek tipi olduğundan onları birbirine karıştırmak da çok kolaydır.Karışıklığı önlemek yada zaman zaman kendi hafızanızı tazelemek için bu sözlüğü kullanın.

RAM: (“Random Access Memory”)

Dahili olarak,bilgisayar belleği bir dama tahtasındaki kareler gibi satır ve sütunlardan oluşan bir “Bellek hücreleri matrisi” olarak düzenlenmiştir.Her Bellek hücresi; verinin satır ve sütun konumunu yada adresini göstererek anında bulunabilen verinin bir bit ini saklar.Bu veri bitleri teker teker ve rasgele erişilip,tekrar bulunup ve değiştirildiği için bilgisayarlarda kullanılan bu tip belleklere rasgele Erişimli Bellek (RAM) denir. RAM,belleğin uçucu seklidir.veriyi tutabilmesi için güce ihtiyacı vardır.Güç kesildiğinde,RAM deki veri kaybolur.Buna zıt olarak disketler.teypler ve CDler gibi diğer depolama ünitelerinde veriyi tutmak için güce ihtiyaç yoktur.

RAM’ın iki ana çeşidi vardır.DRAM ve SRAM

DRAM : (Dinamik Ram)

Dram bilgisayar belleğinin en genel çeşididir. Dram chipleri kullanan bellek modülü genellikle bilgisayarın ana belleğinin özünü oluşturur.Sistem ,işlemciden veya işlemciye taşınan işlenmiş bilgileri verileri ve programları video karta veya diğer cevre birimlerine saklamak için bu belleği kullanır.Bu dinamik Ram olarak adlandırılır çünkü, bellek hücrelerinde verileri tutabilmek için her saniye yüzlerce defa yenilenmeli yada yeniden enerji verilmelidir.Yenilenmelidir çünkü bellek hücreleri çevresinde elektrik yükü taşıyan küçük kapasitorler şeklinde dizayn edilmiştir.Bu kapasitörler çok küçük piller gibi çalışır ve eğer enerjileri yenilenmezse derece derece enerjilerini kaybederler.

SRAM: (Statik Ram)

Statik ram de veri depolamak için satır ve sütunlardan oluşan bellek hücrelerini kullanır ancak Sram Dram den beş kez daha hızlı iki kat pahalı ve iki kez daha büyüktür.Sram de uçucudur.(veriyi saklamak için güç olmalıdır.) ancak DRAM gibi devamlı yenilenmesi gerekmez.Sram dizaynı elektriğin bir yöne doğru akmasına izin veren yada iki transistörlerden aktif olan birine bağlı olarak ,inip –çıkan akımlara benzeyen pretzel kullanır.Bu “bir yöne doğru akım” dizaynı,DRAM’in “depolanmış yük”dizaynından daha hızlıdır ancak daha çok güç tüketir.Daha ucuz ve küçük boyutta olduğundan bilgisayar ana belleğinde Dram kullanımı tercih edilirken Sram hızından dolayı öncelikle cache bellek için kullanılır.

CACHE RAM:

Cache; en sık istenen veri ve komutları depolamak için kullanılan CPU ve Ana belleğin arasına yerleştirilen genellikle SRAM gibi yüksek hızlı bir belleğin küçük bir bloğudur.İşlemci veriye ihtiyaç duyduğunda önce verinin orda olup olmadığını görmek için yüksek hızlı cache bakacaktır.Eğer yoksa işlemci veriyi daha yavaş olan ana bellekten bulup getirmektir.

Cache in çalışması bir evdeki buzdolabına cok benzer .Bir buzdolabı yiyecekler için bir cache sayılabilir.her acıktıgınızda markete (ana bellek)gitmek yerine,önce istediginiz yiyecegin orada olup olmadıgına bakmak için buzdolabına(cache) bakabilirsiniz Eger varsa bu size cok zaman kazandırır yoksa marketten almak için fazladan zaman harcamak zorunda kalırsınız.

FPM DRAM : (hızlı sayfa modu Fast Page Mode )

Geçmişte bir cok bilgisayar FPM DRAM kullanırdı.Bu ceşit bellek ;eski tip DRAM lerin üzerine aynı satır veya “sayfadaki veriye ulaşımı daha hızlandırarak yapılmış bir düzeltmedir.Eger istenen veri bir önceki veri ile aynı satırdaysa bellek denetleyicisi satır konumlarını tekrarlamak zorunda degildir.Sadece bir sonraki sutun konumunu belirtmeye ihtiyac duyar.Bu bellek işlemini biraz daha hızlandırır.

FPM bellek kullanmak sözlüğe bakmaya benzer. Eger istediginiz kelime aynı sayfada ise listeyi aşagı dogru takip ederek açıklamayı bulmak kolay olacaktır; fakat sayfa talarsanız isteginizi bulmak biraz daha uzun surer.

EDO DRAM : (Genişletilmiş veri çıkışı –Extended data Out )

Edo Dram, FPM ile hemen hemen aynıdır, ufak bir degişiklikle daha hızlı olmayı saglayan arka arkaya bellek erişimlerine izin verir. SDRAM dönemine kadar en reveçtaki ram cinsi idi.

FPM destekleyen bir sistemde Edo bellek calısır ancak performans artışı olmaz . Pentium grubuna giren bilgisayarlağın çoğunluğu bu tür rami kullanmak tadırlar. 8 Bit çalıştıkları için çift olarak takılmaları gerekmekte idi. EDO bazen Hiper sayfa mod Ram (Hiper Page Mode Dram) olarak da adlandırılır.

BEDO DRAM: (Burst Edo )

Burst Edo standart EDO ya bellekten tek bir istekle gonderilen verinin seriler yada “burst” olmasına izin veren bir yeniliktir.Bu özelligin arkasındaki CPU tarafından istenen veri adresi genellikle dogru olup sonuncuya kadar sıralı olucaktır.BEDO DRAM de butun bellek erişimleri burstlerde olur.

SDRAM : (senkronize DRAM)

SDRAM ,EDO dan kısa bir sure sonra geliştirilmiş bir bellek şeklidir.Bu teknolojiyi , CPU yu kontrol eden bir sistem saati ile kendini senkronize eden daha kökten bir yeniliktir.İşlemci ile “aynı zamanlı” olması zamanlama gecikmelerini ortadan kaldırır ve bellek erişim işlemini cok daha verimli kılar.SDRAM kullanabilmesi için bir bilgisayarınbu bellegi destekleyecek sekilde dizayn edilmiş olması gerekirŞu anda üretilmekte olan bilgisayarlarda SDRAM teknolojisi standart olarak kullanılmaktadır.

SGRAM : (Senkronize Grafik Ram)

SGRAM ,SDRAM in grafik özellikli okuma-yazma niteliklerini iceren bir uzantısıdır.SGRAM verinin tek tek yerine bloklar halinde alınıp degiştirilmesine izin verir.Bu da bellegin yapması gereken okuma ve yazma sayısını azaltır ve işlemi daha verimli kılarak garfik denetçisinin performansını artırır.

RDRAM : ( Rambus Dram)

RDRAM ,Rambus Inc. firması tarafından geliştirilen tamamen tek ve ayrı bir dizayndır.RDRAM son derece hızlıdır ancak kullanılması için bellek deneticisinde ve bellek/sistem arabiriminde önemli değişiklikler gerektirir.

RDRAM ,standart DRAM den yaklaşık on kez fazla hızda veri göndermek için dar ve yüksek-bant genişlikli “kanal” kullanır.Bugun RDRAM bazı oyun makinalarında ve Server larda, Grafik uygulamalarında kullanılmaya baslanmıştır.Bu sene sonuna doğru bu ram çeşidi artık SDRAM in yerini almaya başlayacaktır.

VRAM : ( Video Ram)

Grafik bellek ,ekran “titremesini “önlemek için,ekranı çok çabuk çalışarak yenilemelidir.(saniyede 60-70 kez)Aynı anda grafik bellek Cpu ya da grafik denetçisine ekrandaki sekili değiştirmek için çok çabuk cevap vermek zorundadır.Sıradan DRAMlerle CRT ve CPU tekli portu için yarışmak zorundadır. Bu da veri trafiginde bir darbogaza neden olur.

VRAM iki ayrı portu kullanarak bu sorunu cözen bir Dual-Port bellektir.Bir port ekrandaki görüntüyü yenilemek ve tazelemek için CRT ye ayrılmıştır.İkinci port bellekte saklı olan şekil verisinin degiştirilmesi için CPU ya da grafik deneticisine ayrılmıştır.

VRAM in çalışması iki penceresi olan yol üstü arabalar için fast food a benzer. Siparişinizi verdikten sonra bir pencereye ödemeyi yapar diger pencereye aracınızı sürüp yiyeceginizi oradan alırsınız.Bu işlemi daha hızlı ve daha verimli kılar.

WRAM : (Window Ram-Pencere ram)

WRAM de grafik yogunluklu sistemlerde kullanılan bir dual port bellek çeşididir.VRAM den kucuk bir farkı vardır.goruntu portu daha kücüktür.bu da EDO özelliklerini destekler.

Harddisk(HDD)

Disklerin üzerindeki dairesel izlere Track veya cylinder denir. Birden fazla disk kullanılırsa bunlar üzerindeki okuyucu kafalara ise head okudukları yüze Side denmektedir. Bir dairesel iz açısal olarak eş bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümlere ise Sector denmektedir. Bütün bunlar göz önüne alındığında bir bilginin adresini vermek için kafa veya yüz numarası, izin numarası ve sektor numarası verilmelidir. Genel olarak bir track üzerinde bir sektörün belirlediği alan 512 byte’tır. Ancak bazı SCSI disklerde bu boyut değişebilmektedir.

Sektör_Sayısı = (Kafa_Sayısı x Silindir_Sayısı x Sektor_Sayısı)

Bu rakamla bir sektörün boyutu çarpıldığında diskin kapasitesi bulunur. Diske erişimi kolaylaştırmak için sektörler gruplanarak CLUSTER’lara bölünür. Cluster sektörden farklıdır. Ve formatlama esnasında bir cluster’ın kaç sektör olacağı belirlenir. Mesala bir cluster 8 sektörden oluşuyorsa cluster boyutu 4 KB olarak belirlenir.Diskin üzerinde belli bloklar vardır.

Partition: Partition disk üzerindeki bölümlendirme için kullanılır. Diskin 0. Sektör, 1. Cylinder, 0. Head’de bulunur. Burada bir kod bulunur. Bu kod üzerindeki bilgileri inceleyerek diskin üzerindeki boot sector bulunur. Boot sector belleğe yüklenir. Daha sonra buradaki kod sistemi yükler.

Boot: Her partition’ın başlangıç adresi olarak verilen adreste bulunur. Buradaki bilgi Partition’daki kod tarafından belleğe alınır. Buradaki program önce root dizine bakar. Burada IO.SYS, IO.COM isimli dosyalar aranır. Burada eğer bulunursa FAT’teki başlangıç noktasına gidilir. Buradan bir sonraki devam edeceği yer tespit edilir. Ve okunan Fat başlangıç adresinden data bloğu üzerindeki bilgi okunarak belleğe alınır. Sonrasını ise IO.SYS halleder.

FAT: (File Allocation Table) Burası tüm diskin yerleşim planını içerir. Bir kodla başlar bu FAT’in özelliğini belirtir. Genelde 0F8h değerini taşır. Buna Media Id Byte denir. Herhangi bir sakatlık durumuna karşı FAT 2 kopyadır. Silinen dosyanın adının ilk harfi alt-229 (sigma) yapılır. Dos baktığında eğer ilk harfi sigma ise dosyanın silindiğini kabul ederek bunu listelemez. Silinen bir dosyanın geri getirilmesi işlemi ise şu şekildedir. Dosyanın kaydındaki Fat’teki başlangıç noktası bilgisi alınır. Bu noktadan itibaren dosya boyunu kapsayacak sayıdaki Fat hücresi eğer boş ise dosya geri getirilebilir. Değilse getirilemez. Eğer dosya bölük pörçük yani dosyanın bölümleri diskin bir kaç bölgesinde yer alıyorsa dosya bozuk olarak undelete yapılabilir. Aşağıda örnek bir Root yapısı ve dosyaların yerlerini gösteren bir FAT görülmektedir.

ROOT ENTRY: Dosya Adı Dosyanın Fatteki Başlangıç Noktası Fat Hücre Sayısı

IO.SYS 1 4
MSDOS.SYS 5 1
COMMAND.COM 6 3
CONFIG.SYS 8 1
FAT: Fat Hücre No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 İçeriği 2 3 4 0FFFFh (Eof) 0FFFFh (Eof) 0 0 0 0FFFFEh (Bad Sector)

IO.SYS isimli dosya disk üzerinden okunmaya çalışıldığında öncelikle 1. Fat hücresinin işaret ettiği cluster okunur. Daha sonra 1. nolu fat hücresinin işaret ettiği 2 nolu Fat hücresinin işaret ettiği Cluster okunur. Arkasından 3. Hücre işlem görür. 4. Hücredeki EOF ifadesine istinaden okuma işlemi durur. MSDOS.SYS isimli dosya ise doğrudan 5. nolu fat hücresinin işaret ettiği cluster üzerinden okunur ve işlem sonlanır. CO
MMAND.COM ve CONFIG.SYS isimli dosyalar silinmiştir. Eğer en son config.sys dosyası kopyalanmışsa ve ilkin command.com dosyası undelete yapılırsa command.com dosyasının son bölümünde CONFIG.SYS olacak şekilde dosya bozuk olarak undelete yapılır. Eğer geri getirilmezde CONFIG.SYS dosyası istenirse bu durumda CONFIG.SYS dosyası başarıyla geri getirilecektir. Ama eğer COMMAND.COM tekrar undelete yapılmaya kalkılırsa undelete işlemin gerçekleştirilemeyeceğini söyleyerek çıkacaktır. 9 nolu fat hücresi ise o cluster’ın bozuk olduğuna işaret eder.WIN 95 ve NT 4.0 dosyalar silindiğinde Recycle.bin isimli görünmez bir dizine taşır. ve nereden attığını bir yere kaydeder. eğer dosya geri getirilirse aynen yerine yerleşir. Eğer Recycle.bin boşaltılmışsa dosyalar o zaman silinmiş demektir.

Dosyaların güvenliği için ve daha hızlı erişmek için dosyaları bir bütün halinde tutmak tavsiye edilir. Bu işlem içinde en azından haftada bir defa DEFRAG progr***ın çalıştırılması yeterli olacaktır.

Elbette ki bu yapıda bir dosyayı okumak için diskin kafası bir ileri bir geri gidip gelecektir. Bunu hızlandırmak amacıyla smartdrv gibi programlar diskin çok okunup yazılan bölümlerini belleğe alır. Diske yazıyorum deyip kandırıp belleğinde bir süre saklar. Disk serbest kaldığı anda bunları yazar. Bu şekilde işlemler yaklaşık 2-50 misli hızlanmaktadır. Ancak bunların sakatlığıda eğer yazmadan makine kapatılırsa yazmak üzere olduğu bilgiler silinir. ve eski durumlarında kalır. Bundan korunmak için makineyi doğrudan kapatmak yerine CTRL-ALT-DEL tuşlarına basarak makinenin en tekrar açılma işlemini başlatmak daha sonra kapatmaktır. Smartdrv türü programlar bu tuşu kontrol ederek eğer belleğinde bir şey kalmışsa bunu diske yazıp ondan sonra makinenin kapanmasını sağlarlar.

Root: Ana dizin veya kök dizine Root adı verilir. Burada dosyaların isimleri ve bazı bilgileri tutulmaktadır. Yapısı şu şekildedir.

İsmi Boyu Açıklama

Dosya adı 8 byte Dosyanın ismi burada tutulur.
Uzantısı 3 byte Dosyanın uzantısı burada tutulur.
Özellikleri 1 byte Dosyanın Read only hidden ve bunun gibi bilgileri burada tutulur.

Ayrılmış alan 8 byte Bu alan DOS tarafından boş bırakılır. Burası NT ve WIN95 türü programlar tarafından uzun dosya isimlerinin kontrolü için kullanılır. Tarih ve Saat 4 byte Dosyanın son değiştiği tarih ve saat Başladığı Yer 2 byte Dosyanın FAT üzerinde başlangıç noktası Uzunluğu 4 byte Dosyanın kaç byte olduğu Toplam 32 byte Burada aynı zamanda diskin etiketide saklanır. dosya boyu 0, uzunluğu 0, saat ve tarih bos ve ozelliginde sadece Etiket bilgisi olduğu yazılıdır. Aslında dizinlerde dosyalar gibi disk üzerinde saklanır. ilk açıldıklarında bir cluster boyundadır. Daha sonra yetmediği zaman sanki dosyaya ek yapılıyor gibi eklentiler yapılır. Ancak özelliği Dizin olan bu dosyalar DOS tarafından farklı değerlendirilerek içinin gösterilmesi gibi fonksiyonlar yerine getirilir. Bunun dışında Root dizinin farklı bir özelliği boyu sabittir değişmez. Bu sebeble bazı virüsler kendilerini Root’un en alt kısmına yerleştirirler. Böylece kendilerini gizlemiş olurlar. Win 95 ve NT uzun dosya isimleri için silinmiş dosya kayıtları yaratırlar. ilk byte 0E5h değeridir. Dosya adı, uzantısı ve diğer bilgilerinin yerine dosyanın uzun adının bir kısmı tutulur.

Data: Burada diske kayıtlı dosyaların ve dizinlerin içerikleri kaydedilir. Dos’ta diske erişim için int 25h ve int 26h kullanılır. Sector No verilerek herhangi bir adrese ulaşılır. Bunun dışında diske erişmek için Int 13h kullanılır. Bu servis BIOS tarafından hazırlandığından Dos’tan bağımsız olarak kullanılabilir. Bunun dışında CD’ye erişmek için MSCDEX (Microsoft Compact Disk Extention)’in hazırladığı Int 2Fh kullanılır. Bu arada Int 2F çok amaçlı bir servistir. Bu servis içerisinde microsoft’un undocumented (Saklı) servisleride mevcuttur.DOS’ta iken bir dosya açılması için gereken aşamalar aşağıdaki gibidir. x Int 21h Servisi üzerinden dosya aç komutu çalıştırılır. x Int 25h Servisi üzerinden diskten directory entry okunur. Buraya bir dosya kaydı açılır. Bu kayıt 32 byte boyundadır. Öncelikle directory’deki bilgiler okunur. Sonra en alta dosya ile alakalı bilgi eklenir. x Int 25h kullanılarak FAT okunur buradan boş olan bir Fat hücresi seçilerek bu seçilen hücreye ilkin (EOF) bilgisi kaydedilir. Sonra int 26h ile yazılır. x Directory entry’e eklenen satıra başlangıç fat hücreno kaydedilerek Int 26h ile yazılır. x Seçilen başlangıç Fat hücresinin işaret ettiği Data bölgesine dosyanın içeriği yazılır. x Eğer bu hücrenin belirttiği yer yeterli gelmezse Fat üzerinden tekrar boş bir hücre aranır. Bu hücreye (Eof) ifadesi yazılır. Başladığı fat hücresine de buranın adresi yazılır. Bu hücrenin işaret ettiği yerde kullanılır. x Dosyayı kapat komutu gelir. Bu komutla dizindeki dosya kaydındaki dosyanın boyu güncellenir.x Bütün bu işlemler esnasında INT 25h ve INT 26h BPB (Bios Parameter Block)’taki bilgilere uygun olarak adres hesaplamasına gider. Hesapladığı adrese göre INT 13h’ı çağırarak buraya yazma işini gerçekleştirir. INT 13h diske erişmek için gerekli programa sahiptir. Diskin I/O adresine gerekli bilgileri vererek diskin bu adresteki bilgileri okumasını ve aktarmasını sağlar. x WIN 95 ve NT 4.0 diske erişimi kısıtlamak amacıyla INT 13h’ı kendi üstüne alır ve çağrıları kendisi değerlendirir. Eğer sakatlık yapacak bir çağrı alırsa bunu engeller. Bunun dışında 95 DOS modunda açıldığından uzun dosya isimlerini korumak için diske doğrudan erişimi engellemiştir. Bu engeli kaldırmak için LOCK komutu kullanılır. Engeli tekrar koymak için UNLOCK komutu vardır.

CPU (Central Processing Unit)

İşlemci için PC’nin beyni deyip durduk. Mikroişlemci veya CPU (Central Processing Unit) olarak da adlandırılan işlemciler, PC’nin beyni sayılır. Bilgisayarınızda yapılan işlemler doğrudan veya dolaylı olarak işlemci tarafından gerçekleştirilir. Eskiden işlemci PC’nin en önemli parçasıyken bir PC’nin değerini belirleyen şeyin performans ve sunduğu imkanlar olduğunu düşünürsek artık en önemli parçalarından biri diyebiliyoruz.Çünkü bir PC’nin performansını grafik kartı, sabit disk, bellek gibi bileşenler de belirlediği gibi, özellikleri de kullanılan anakarta, multimedya donanımlarına ve çevre birimlerine bağlı.

Bu yüzden hızlı bir işlemci ile yavaş bir sabit disk veya grafik kartı kullanmak veya yavaş bir işlemciyle hızlı bir grafik kartı veya sabit disk kullanmak pek anlamlı olmuyor. Donanımların birbirine ayak uydurduğu, başka bir donanımın işini görmesi için nispeten daha az süre beklediği sistemler dengeli sistemlerdir. İşlemciler bir PC’de şu açılardan önemli görevler üstlenirler:

PERFORMANS: Her ne kadar diğer bileşenlerin de performans üzerinde büy yük etkisi olsa da, hala işlemci perfor mansı belirleyen en önemli bileşen. Bir işlemcinin becerileri, o sistemin ulaşabileceği maksimum performansı belirler. Diğer bileşenlerin hızlı olması sadece işlemcinin gerçek potansiyelinde çalışmasını sağlar.

YAZILIM DESTEĞİ: Daha güçlü işlemciler, yeni yazılımların ve donanımın kullanılmasını sağlar. Çoğu yazılım veya donanımın kutusunda kullanılabileceği minimum işlemci yazar. Ayrıca, işlemcilere eklenen MMX, 3DNow, SSE gibi teknolojiler, bu teknolojilere uygun şekilde geliştirilen yazılımların daha hızlı çalışmasını sağlar.

STABİLİTE VE ENERJİ TÜKETİMİ: Eski işlemciler diğer aygıtlara göre az enerji harcarlardı; artık daha çok harcıyorlar. Bunun sonucunda PC’lerde soğutma sisteminin güçlü olması gündeme geldi. Günümüz işlemcileri oldukça ısındıkları için genelde üzerlerine soğutucular takılıyor çok ısınan (veya soğutma sistemi yetersiz olan) işlemciler de bir PC’nin stabilitesini, yani güvenilirliğini etkiliyor.

ANAKART DESTEĞİ: Alacağınız işlemci hangi yongasetine sahip hangi anakartı kullanacağınızı da belirler. Anakart ise yukarıda belirttiğimiz gibi sistem özelliklerini ve performansı belirleyen bileşenlerden biridir.

İşlemciler mekanik parçası bulunmayan entegre devrelerdir. İçlerinde milyonlarca transistör bulunur ve ne kadar çok transistör içerirlerse o kadar hızlı olurlar. Isı problemleri nedeniyle bir işlemci, kullanılan transistör sayısını artırmak için her istenildiği boyutta yapılamaz. Ancak teknolojik gelişmeler sayesinde çok daha küçük transistörleri, birbirleri arasındaki devrelerin aralığını da küçülterek uygun bir işlemci kalıp boyutuna sığdırmak mümkün olmuştur. İşte buna “mikron teknolojisi” denir. Bir zamanlar, işlemci içindeki devrelerin aralığnın 1 mikronun altına inmesinin imkansız olduğu sanılıyordu. Ama bugün çoğu işlemci 0.25 mikron teknolojisi ile üretiliyor; 1999 yılı içinde de bu 0.18 mikrona inecek. Böylece çok daha hızlı işlemciler üretilebilecek. Bilim adamları, mevcut teknoloji ile 0.08 mikrona kadar inilebileceğini düşünüyorlar.

İşlemcinin Hızı

Bir işlemcinin hızını, kullanılan mikron teknolojisi, üretim teknikleri, kalıp boyutu ve proses kalitesi belirler. Ayrıca üretim sırasındaki koşullar, aynı banttan çıksa bile bir işlemcinin diğerinden hızlı olmasına yol açabilir. Ama sonuçta işlemci fabrikada son testlerden geçirilirken üzerine güvenli olarak çalışabileceği hız ba-sılır. Işlemcinin hızı MHz cinsindendir. Bunu biraz temelden anlatmak gerekirse;

Her PC içinde, talimatların yerine getirilme hızını belirleyen ve çeşitli donanım aygıtları arasında senkronizasyonu sağlayan dahili bir saat vardır (bu saatin hızını normal saat ile karıştırmayın).

İşlemci, her bir talimatı belirli bir saat tıklamasında (saat döngüsünde) yerine getirir. Saat hızlıysa, işlemci saniyede daha fazla talimatı yerine getirir. 1 MHz, saniyede 1 milyon saat tıklamasına (döngüye) karşılık gelir. Yani, 400 MHz’lik bir işlemci, saniyede 400 milyon döngü yapar.

Bir işlemcinin MHz cinsinden hızı, anakartta kullanılan sistem veriyolu hızının belirli bir çarpanla çarpılması sonucu elde edilir. Örneğin 100 MHZ’lik anakartlarda 400 MHz’lik bir işlemci 4 çarpanını kullanarak 4×100=400 MHz’e erişir. Farklı işlemci serileri, aynı hıza sahip olsa da farklı mimarilere sahip olmaları nedeniyle aynı hızda olmazlar; yani saniyede yerine getirdikleri komut sayı farklıdır. Ayrıca “superscalar” mimariye sahip yeni işlemciler aynı anda birde fazla komutu yerine getirebilmektedir.

Piyasadaki belli başlı Intel ve AMD işlemci modelleri hakkında genel bilgi verelim:

INTEL PENTIUM III : 99′un ilk çeyreğinde çıkan bu işlemci, şu an 600, 733ve 800 933 MHz hızlarında modellere sahiptir. 0.25 mikron teknolojisiyle üretilmişti (yakın zamanda 0.18 mikrona geçilecek). İçinde 9.5 milyonun üzerinde transistör bulunur. Yazılım desteği olarak üzerinde MMX ve SIMD komutları bulunur Bu komutlar sayesinde uygun yazılım ve donanımlarla bazı multimedya uygulamalarının (video, grafik işleme gibi) dahi hızlı ve sorunsuz olmasını sağlar.

INTEL PENTIUM II : Bu seri 233 MHz’den başlayıp bugün 450 MHz’e ka dar uzanır. Piyasada artık 350 MHz’ler aşağısını bulmak pek mümkün değildir ( bu modellerde 0.35 mikrondan artık 0.25 mikrona geçilmiştir. MMX komutlarını içerir. 7.5 milyonu aşkın transistör bulunur.

INTEL CELERON : Günümüz piyasasında 333 MHz’den başlayıp 600 MHz’e kadar uzanan modelleri bulunur Pentium II ve Pentium III’ün aksine Slot 1 ‘e takılan modellerinin yanısıra Soket 370′e takılan modelleri de bulunur. 128K L2 ön belleğe sahiptir ama bu önbellek 512K önbelleğe sahip Pentium II’dekinin aksine, işlemci ile işlemci hızının yarı hızında değil tam hızında haberleşir. Bu yüzden performansı Pentium ll’lere çok yaklaşır.

AMD K6-2 : 9.3 milyon transistörü vardır ve 0.25 mikron teknolojisi ile üretilmiştir. Bugün 300 MHz’den 475 MHz’e kadar modelleri bulunmaktadır. Yazılım desteği olarak MMX komutlarının yanısıra 3DNow! adı verilen komutları da içerir. Soket tipidir; 321 pinli Soket 7 ve Super7 soketlere takılır. ABD’de AMD işlemcili PC satışları Intel işlemcili PC’lerin önüne geçmekle birlikte nedense Türkiye’de AMD işlemciler piyasada çok bulunmamaktadır.

AMD K6-3 : 21.3 milyon transistör içerir; 0.25 mikron teknolojisiyle üretilmiştir. 400 ve 450 MHz’lik modelleri bulunur. Super 7 sokete takılır. AMD, bu işlemciyle performans açısından rakibi Intel’e epey yetişmiştir ve fiyat avantajıyla başa baş bir rekabet sürdürmektedir.

İşlemcilerin Yazılım Destekleri

MMX: Intel’in geliştirdiği MMX’in açılımı Multimedya Uzantılarıdır (Multimedia Extensions) ve işlemcilere eklenen 57 multimedya komutuna verilen addır. AMD’de bu komut setinin lisansını Intel’den almıştır. MMX işlemciler bazı genel multimedya operasyonlarını üstlenirler (örneğin, normalde ses kartı veya modemler tarafından yapılan dijital sinyal işleme). Ancak bu komut setinin kullanılabilmesi için MMX uyumlu yazılımların kullanılması gereklidir. MMX işlemcilere ekleneli uzun bir süre olmasına karşın, MMX destekli yazılımların beklendiği kadar çabuk artmadığı gözlenmiştir.

3DNow!: 3 Boyutlu grafikler ile ilgili hesapların hızlandırılması için AMD işlemcilerde kullanılan komut setinin adıdır. Özellikle 3DNow! destekli oyunların sayısı hızla artmıştır. Ekran kartlarının da 3DNow! destekli sürücüleri olabilir.

SSE: Intel tarafından geliştirilip Pentium III işlemcilere uygulanan 70 adetlik yeni komut setidir. Yakında Celeron ve Pentium II işlemcilere de uygulanması beklenmektedir. SSE’nin açılımı “Strea-ming SIMD Extensions’dır (SIMD = Single Instruction Multiple Data). Mutlaka Türkçeleştirmek gerekirse “akıcı, tek komutla çoklu veri işleme uzantıları” diyebiliriz. Yani işlemciye bir komut verirsiniz bir çok veriyi bir amaca yönelik olarak işler. Grafik, resim, video, animasyon, 3 boyut işlemleri, ses tanıma öğelerine sahip, SSE destekli uygulamalarda ciddi bir performans artışı sağlar. Henüz çok yeni olduğundan piyasada SSE destekli yazılım çok sayıda değildir ama hızla yaygınlaşması beklenmektedir.

AGP
(Accelerated Graphics Port - Hızlandırılmış Grafik Portu)

Acclerated Graphics Port (A.G.P.) arabirimi ana satış gurubunu oluşturan PC lerde,özellikle 3D uygulamalarında yüksek grafik performansı sağlayan yeni bir bus(veri yolu) şartlandırıcıdır.Monitördeki resmin yenilenmesi(refresh) için yeterli bilgi deposu gerektirmekle kalmayıp, doku(texture) mapping, z-buffering ve alfa karışımı gibi olaylar için de büyük bellek deposu gerektiren 3D uygulamaları, bu arabirim şartlandırıcı ile mümkün kılınmaktadır. A.G.P. ana satış gurubunu oluşturan PC lerde 3D uygulamalarının daha hızlı çalışmasını ve daha mükemmel görünmesini sağlayacaktır.
AGP arabirimi, grafik hızlandırıcılarına, ana belleğe ulaşım için özel veri yolu ve daha hızlı transfer gibi yeni özellikler katar. Bu, sistem bellek bağlantısında, geniş bant aralığı ve daha az gecikme sağlar. AGP arabirimi, texturing, z-buffering, ve alfa blending olaylarında ana belleğin kullanılmasını mümkün kılarak ana satış gurubunu oluşturan PC lerde 3D grafik uygulamalarının yüksek performansta çalışmalarını sağlar.

AGP arabirim şartlandırıcı 66MHz PCI (rev 2.1) şartlandırıcıyı temel işlem yolu olarak kullanır ve PCI şartlandırıcıya üç performans uzantısı veya güçlendiricisi sunar ki bunlar 3D grafik uygulamalarında AGP nin yüksek performansını optimize eder. Bu AGP uzantıları PCI şartlandırıcı (rev. 2.1). da tanımlanmamış ve ya gerekmemiştir. Bu uzantılar:

- Bellek yazma ve okuma işlemlerinde derinlemesine ayrılmış yol; bellek erişim gecikmesini yok eder.
- Veri yolundaki adres ve dataların demultiplexasyonu; hemen hemen %100 verimli veri yoluna izin verir.
- 133 Mhz data transferi için AC timing(zamanlama); 500 MB/s gerçek data aktarımı sağlar…

Bu güçlendirmeler “sideband” sinyali kullanımı ile gerçekleşmiştir. PCI şartlandırıcı hiçbir değişikliğe uğratılmamıştır, AGP arabirim şartlandırıcı, PCI daki “reserved” alanlar, encodingler, pinler, vb… bölümleri kullanmaması için özel olarak geliştirilmiştir. Asıl eğilim, PCI ın tasarımından faydalanarak grafik yönlü performans artışını karmaşıklık/performans oranını değiştirerek sağlamaktır.

AGP sistem PCI ını ne küçültür nede yerini alır. Bu yüksek hızlı port (AGP) fiziksel, mantıksal ve elektriksel olarak PCI dan tamamen bağımsızdır. Sistemde ek bir bağlantı noktasıdır. Özel görüntü araçları için tasarlanmıştır; diğer tüm I/O araçlar PCI bus ta kalacaktır. AGP için eklenen ek slot yeni bir bağlantı gövdesi kullanır( elektriksel sinyalizasyon sebebi ile) ki bu PCI bağlantısı ile uyumlu değildir; PCI ve AGP boardlar mekanik olarak birbirleri yerine geçemezler.

AGP arabirim şartlandırıcı Intel tarafından PCI özel gurubundan bağımsız olarak geliştirilmiştir. Bu gurup tarafından desteklenmemiş ve gözden geçirilmemiştir. Kişisel bilgisayar kullanımında grafik teknolojisi ve ürünlerindeki gelişmeyi desteklemek için tasarlanmıştır.

PCI genel amaçlı sistemlerin I/O yolu olmaya devam edecektir. AGP arabirimi PCI ın yerini almak için değil özellikle grafik kontolerler için tasarlanmıştır. PCI I/O fonksiyonları için gerekli bant genişliği 133Mb/s, 32-bit, 33MHz sürümünün sınırlarına yaklaştıkça PCI daha geniş ve daha hızlı yayılacaktır. AGP özellikle noktadan noktaya grafik bileşenleri için tasarlanmıştır. Fiziksel olarak PCI dan ayrılmıştır ve apayrı bir bağlantı kullanır.

Ethernet kartı nedir-nasıl çalışır?

Ethernet kartı; gerçek anlamda isimi ağ ara birim kartıdır. (Network Interface Card – NIC) bilgisayarın bir bilgisayar ağına bağlanabilmesi için bilgisayara takılan bir karttır. Yerel bir ağdaki (Local Area Network – LAN) kişisel bilgisayarlar ve iş istasyonları Ethernet ya da Token Ring gibi LAN veri transfer teknolojileri için dizayn edilmiş bir ağ arabirimi içerir. Ağ arabirim kartları bir ağa atanmış full-time bağlantı sağlarlar. Çoğu PC ve taşınabilir bilgisayar Internet’e bağlanmak için çevirmeli bağlantı kıullanırlar. Modem Internet servis sağlayıcısına bağlantı sağlayan bir arabirimdir. Bir ağ arabirim kartı bilgisayardaki bir genişleme yuvasına takılarak bilgisayarın bir ağa bağlanmasını sağlayabilir. Çoğu ağ arabirim kartları özel bir tip ağ protokol ve ortam için dizayn edilmiştir.

PC Hataları…

Uyarı seslerinin ve hata mesajlarının açıklaması çok kolaydır. Bilgisayarın açılışı sırasında çalıştırılan BIOS’un POST (Power On Self Test) fonksiyonu hataları tespit eder ve buna uygun olarak mesaj verir. Video sisteminden kaynaklanan hataların ise görsel uyarı mesajları ile bildirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle PC hoparlörlerinden, genel olarak beep code olarak adlandırılan uyarı sesleri çıkartılır.

Örneğin, bilgisayar açıldıktan kısa bir süre sonra PC hoparlöründen dokuz kısa uyarı sesinin çıkarılması, AMI BIOS’lar için BIOS’un kontrol toplamının doğru olmadığı anlamına gelir. Bunun sonucunda bilgisayarın açılma işlemi kesilecektir. Bu hata BIOS’un arızalandığı veya BIOS güncellemesinin başarısız olduğu durumlarda ortaya çıkar.

Bilgisayarı, kapatıp tekrar çalıştırarak yeniden başlatın ve uyarı seslerini dikkatli bir şekilde dinleyin. Farklı Beep Code’larının anlamlarını kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Uyarı sesleri, bu konuda herhangi bir standart bulunmadığı için bilgisayarda kullanılan BIOS’un üreticisine bağlı olarak farklı anlamlara sahip olabilir.

BIOS üreticinizin ismini bilmiyorsanız, anakartının el kitapçığına bakmalısınız. Eğer bu kitapçıkta da açıklayıcı bir bilgi bulamazsanız, ürünü satın aldığınız bayie başvurabilirsiniz. Eğer bayi de yardımcı olamazsa, son çare olarak kendiniz kontrol etmelisiniz.

1. Bilgisayarı kapatın ve kasasını açın.

2. Tüm anakart kitapçıklarında, farklı yapıtaşlarının kart üzerindeki yerlerini gösteren bir plan bulunur. Bu planda, üzerinde BIOS yazan bir bileşeni arayın.

3. Eğer BIOS’un yerini planda tespit ettiyseniz, anakart üzerinde arayın. Bu sırada BIOS’un görünmesini engelleyen ek kartları da sökmek zorunda kalabilirsiniz.

4. Bu parçada her zaman, üzerinde üreticinin isminin bulunduğu bir telif hakları yapışkanı bulunur. BIOS üreticisinin ismini buradan öğrenebilirsiniz.

Beep code’larının anlamlarını kitabın sonundaki ekte bulabilirsiniz. Hata mesajı bilgisayarın belirli bir donanım bileşenine karşılık gelecektir. Buna bağlı olarak kitaptan uygun bölüme göz atarak, karşılaştığınız sorunu çözmek için neler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

2.3.3 Hatayı bulamadım. Daha ne yapayım?

Eğer yukarıda bahsedilen sorunlarla karşılaşmadıysanız, teknik servis yardımı olmadan hatayı tespit etmek için bir şansınız daha var. Hata tespiti için POST Code kartı kullanmalısınız. Bu tür bir kartın maliyeti nispeten daha fazla olacağı ve normal bir kullanıcının böyle bir karta sahip olması gerekmediği için kitabın geri kalan kısmında POST Code kartına daha fazla değinmeyeceğiz. Eğer çevrenizde POST Code kartına sahip birileri mevcutsa, bilgisayarınızdaki hatayı söz konusu kartı kullanarak tespit edebilmek için yardım isteyebilirsiniz. Ancak bu tür bir imkanınız da yoksa karşılaştığınız sorunu çözüme kavuşturmak için teknik servise girmekten başka çare kalmıyor.

BİLGİSAYAR TERMİNOLOJİSİ

Bilgisayarcıların sıkça kullandığı kısaltmalar :

ACPI - “Advanced Configuration and Power Interface” - PC’ lerde yeni nesil DOS tabanlı güç idaresi için yazılmış yazılım. ACPI, eski Intel APM (Advanced Power Management) yazılımının yerine geçmiştir. ACPI, sadece bilgisayar aktif değilken zaman ayarlamalarını yapmaktan öte, güç kullanımını dinamik olarak gösterir ve gücü bağlantılı olarak kullanır. ACPI kontrolü PC’ nizin BIOS’ undadır. “eysipiay” diye okunur.

Active matrix display - Bugünün çoğu laptop - dizüstü bilgisayarlarının ekranı böyledir.Actif matriks teknolojisinin “pasif matriks” den farkı ekranın kendisini daha sık bir şekilde tazelemesidir. Böylece resim kalitesi ve bakış açıları artar. Bazen TFT (”thin film transfer”) ince film transferi olarak da anılır.

Adapter Card - PC ana kartı üzerine takılan elektronik kartların genel ismi. Bu sayede bilgisayar çevre birimleri ile bilgi alış verişinde bulunur. Network interface card (NIC) bunun bir çeşididir.

ADSL - Asymmetric Digital Subscriber Line - Tek yönlü, yüksek hızlı sinyal transferi deyimidir. Asimetrik oluşu, sinyal alırken hızlı, verirken yavaş oluşundandır. Bu hız kullanıcının merkeze olan uzaklığı ile değişebileceği gibi, 6 Mbps kadar yüksek veya 128 Kbps kadar düşük olabilir. “eydiesel” diye okunur.

AGP - “Accelerated Graphics Port” - Intel tarafından imal edilmiş, nisbeten yeni grafik çıkışıdır. 3 boyutlu grafikleri daha iyi gösterir. AGP 528 MB/saniye hızı ile data transfer edebilir. Mukayese edersek, PCI (Peripheral Component Interconnect) çıkışları, 132 MB/saniye hızını aşamazlar. AGP’ nin büyük bant genişliği, oyunların ve 3 boyutlu grafik çalışmalarının daha gerçekçi olmasını sağlar. Bunun yanında dataları kendi hafızasında değil, sistem hafızasında tuttuğu için performans düşer. “eycipi” diye okunur.

Alpha Channel - Bilgisayar grafiklerinde, her pikselin şeffaflık için ayrılmış parçasına verilen addır. 32-bit grafik sistemleri 4 kanallıdır. Kırmızı, Yeşil ve Mavi (RGB) için üçü kullanılırken 1 tanesi 8-bit alfa kanalı için ayrılmıştır. Alfa kanalı gerçekte bir maskedir. İki ayrı rengin üst üste gelmesi halinde öndekinin alması gereken renge göre bir üçüncü renk belirler.

AMR - “Audio Modem Riser” - Anakartların analog giriş çıkışları için Intel tarafından bulunmuş bir uygulamasıdır. AMR kartı, ana kartlardaki analog giriş çıkışları kaldırır. Böylece anakart imalatçıları, FCC veya beynelmilel telekom sertifikalarına ihtiyaç duymazlar. Bu da ucuzlamayı getirir. “eyemar” diye okunur.

AMPS - “Advanced Mobile Phone Service” - Analog hücresel telefon standartları, 1983 yılında AT&T tarafından tanıtılmıştır.. AMPS telefonları 800 ila 900 Megahertz (MHz) kanalında yayın yapar. “cell” denilmesinin sebebi radyo yayıcılarının cell adı verilen bu uzay bölümüne yayın yapmasındandır. “eyempies” diye okunur.

API - “Application Program Interface” - İşletim sistemi, sürücü arabirimleri ve yazılımlar arasındaki muhaberatı sağlayan yazılım serilerine verilen isim. Yazılım bloklarından oluşan bina yapmaya benzetilmiştir. Bazen “Application Programming Interface.” olarak da anılır. “eypiay” diye okunur.

ASP - “Application Service Provider” - Küçük işletmelerin programlarını ücret karşılığı kullanıma sunan ve hardiskinin bir bölümünü kiraya veren web sitesi. Onlar olmasa lokal network olmazdı. “eyespi” diye okunur.

ASP - “Active Server Pages” - WEB’ de servis sağlayıcının sağladığı, uygulama imkanıdır. Dinamik olarak HTML sayfaları üretir. ASP sayfası, TML sayfasıdır. Fakat bağlanan için yazılım ve HTML oluşturur. ’server-side scripting’ sunucu tarafında çalışan yazılım adı da verilen Javascript veya VBScript kullanılarak yapılır. “eyespi” diye okunur.

ATA - “Advanced Technology Attachment” -Harddiski kullanma hakkını harddiskin kendisine veren, genel disk sürücü arayüzüdür. ATA versiyonlarının birkaçı, 33 MBps ATA-33 ,66 MBps ATA-66 sayılabilir.

Athlon - AMD firmasının Intel’ in Pentium III’ ü ile rekabet etmek için çıkardığı merkezi işlemcilerine verilen ad. K7 olarak da anılır. PC World’ ün Eylül 99 baskısında 600MHz Athlon, 600MHz PIII’ den % 9 daha hızlı denmiştir. Grafik testlerinde, Athlon üç boyutlu modellemede % 21daha hızlı bulunmuştur. Mukayese için AMD Athlon sayfasına bakabilirsiniz..

AWG - “American Wire Gauge”, Kablodaki tel kullanımı için bir standarttır. Sayı azaldıkça çap artar. “eyvici” diye okunur.

Backplane -Başka bir baskılı devrenin kendisine takılması için üzerinde soket bulunan baskılı devrelere bu ad verilir. Çoğu bilgisayarın ana kartı böyledir. Üzerinde PCI, ISA, AGP veya RAM soketleri bulunur. Bu yüzden “motherboard” anakart diye anılır. Üzerine ekran kartı, network kartı, RAM, modem gibi başka kartlar takılır.

Bandwidth - Band genişliği, belli bir zaman biriminde internette gönderilen data miktarına denir. Genellikle birimi “bits per second” (bps), “kilobits per second” (Kbps) or “megabits per second” (Mbps) olarak kullanılır.

BIOS - “Basic Input/Output System” - BIOS, PC’ lerdeki ilk yazılımdır. PC, ilk bilgileri buradan alır. Kontrol sürücüleri, klavye, ekran, mouse, seri portlar, vs. BIOS, donanım ile işletim sistemi arasında köprü vazifesi görür. BIOS, ROM çipinde saklı kalır. (RAM’ de değil), böylece bilgisayar BOOT eder, yani açılır. “bayos” diye okunur.

Bluetooth - Kısa mesafeli kablosuz iletişim için açık standarttır. mobil telefonlar, bilgisayar ve PDA üreticileri tarafından ortaklaşa üretilmiştir. Bu sayede bu standardı destekleyen tüm aletler birbiri ile iletişim kurar. Daha fazla bilgi için Bluetooth web sitesine bakınız.

BNC - Anten kablosuna benzeyen koaksiyel kablolar ile bilgisayarları birbirine bağlarken kullanılan konektör. Taktıktan sonra döndürerek kilitlenir. “biensi” diye okunur.

Bridge - İki veya daha fazla bilgisayarı router gibi birbirine bağlayarak data aktaran iletişim aracıdır. Data paketlerini okur ve filtre eder.IP adresi istemez ve yayın trafiğini atlar. “Briç” diye okunur.

Broadband - Bir tek ses kanalından, yani modüle edilmiş frekansı taşıyan taşıyıcı dalgadan daha geniş bir banda sahip taransmisyon kanalı veya medyasıdır. Aynı anda ses, data, görüntü gibi farklı servisleri şebeke ort***da dağıtır. Kablo yayın böyledir.

Browser-safe colors - Mac ve PC’ lerin her ikisinde birden kullanılan 256 renklik renk paletinin 216 sından meydana gelen bir renk paletidir. Her iki platformda da görülmesini istediğiniz web sayfalarında bu sistemi kullanmalısınız.

Bus -Bilgisayar mimarisinde bir elemandan diğerine bilgi taşıyan bölümdür. Genellikle birden fazla komponent takılır. Hafızanın bir kısmında, buna takılan kartların adresleri tutulur. “Bas” diye okunur.

Cache - Bir çeşit kayıt hızlandırma şeklidir. Bunun için ana hafıza kullanılırsa “memory caching” , sabit disk kullanılırsa “disk caching” adını alır. Hafızada yapılanı, diğer programlar tarafından da tekrar tekrar kullanıldığı için çok hızlıdır. Bazen bu amaçla ayrı bir hafıza birimi kullanılır. Buna “Cache Memory” denir. Bu daha hızlı olur. “Level 2 (L2) cache”, işlemci ile DRAM arasına yerleştirilmiş ve bugünkü bilgisayarların demirbaşı olmuştur. “Keş” diye okunur.

CDPD - “Cellular Digital Packet Data” - Radio frequency (RF), radyo dalgaları ile çalışan kablosuz bir iletişim servisidir. Data paketlerini cep telefonu hattından gönderir. 19.2 kbps hızına kadar çıkabilir. CDPD paketleri konuşmalardaki duraksamalarda gönderilir. Bu hizmet Amerika’ da 65 şehirde verildiği halde, Türkiye’ nin her yerinde vardır. “sidipidi” diye okunur.

Circuit-Switched Cellular - Eski analog telefon şebekesinin kullanıldığı bir sistemdir. Amerika’ da bile CDPD için geliştirilme yapılmamıştır, ancak ülkemizde son sistem santrallarla kullanılabilmektedir.

CLEC - “Competitive Local Exchange Carrier” - Bir telekom şirketi çeşididir. CLEC’ ler kablo, ISP, GSM hizmetleri verirler. “silek” diye okunur.

Koaksiyel Kablo - Ortada ayrı bakır teller, dışında ise manyetik alanlara kalkan olabilecek şekilde çevrelenmiş ve sarılmış bakır teller olan bir kablo şeklidir. Genellikle anten kablosu veya telsiz kablosu olarak satılır. Dıştaki tel genellikle topraklanır. Her iki tel grubu da aynı eksen üzerindedir. Bu nedenle koaksiyel diye anılır. 10-Base2 Ethernet kullanımında, kablo TV gibi bazı RF uygulamalarında bu kablo kullanılır. Bu kabloların karakteristik bir empedansı vardır. (genellikle 47 ohm) Kablo üzerinde bu omaj yanında RG yazar. Bu “Radio Guide” ın kısaltılmışıdır. Bunun yanında rakamla belirtilen kablo tipi ve “/U” yazar. RG-6/U, 75-ohmluk bir anten kablosudur. RG-59/U ise 75-ohmluk video kablosudur. RG-58 de 50 ohmluk bilgisayar şebeke kablosudur.

CompactFlash - Bir çeşit ön hafızadır. I & II PC-Kartlarındaki soketlerde adaptörle kullanılır. kendi üstünde kontrolörü olduğu için kamera ve PDA cihazlarında yükü azaltmak için kullanılır. 2MB ile 64MB arasında çeşitleri vardır.

CMS - Cable Management System, Kablo sistemlerini düzenlemek için kullanılan cihazların genel ismidir. “siemes” diye okunur.

CPE - Customer Premise Equipment - Kullanıcı tarafındaki iletişim cihazlarının genel ismidir.DSL servisleri için CPE’ lere “modem” deriz. “sipii” diye okunur.

Cross-over Cable - Çapraz bağlantı ile data alış verişi yaparak Hub kullanılmadan bilgisayarları birbirine bağlayan kabloya denir.

CSMA/CD - Carrier Sense Multiple Access / Collision Detect. Bu data aktarım tekniği şu şekilde çalışır. Cihaz data paketini göndermeden evvel, başka bir cihazın data göndermekte olup olmadığını kontrol eder. Hat boş ise paketi gönderir. Meşgul ise bekler. İki cihaz aynı anda başlarsa, bu çakışmayı hisseder ve her iki cihaz da rastgele bir zaman için bekler. Bekleme zamanı kısa olan önce gönderir, diğeri ise beklemeye devam eder. Ethernet kartlarının çalışma sistemi böyledir..

DEMARC - Bir döngünün veya devrenin sorumluluk alanını balirleyen bir sınır taşıdır. “dimark” diye okunur.

Dedicated Line - Kullanıcının kesinisiz olarak hizmetinde olan hatta verilen isimdir..

DIP switches - “Dual Inline Package” switches - Anakart veya diğer kartlarda bulunabilen minik anahtarcıklardır. On ve off, pozisyonları vardır. Böylece kartlar ayarlanır. “dipsviç” diye okunur.

Downstream/Upstream - Downstream, kaynaktan aşağı data akışını; Upstream de kaynağa doğru data akışını gösterir. Internet service provider (ISP) ‘ den kullanıcıya olan data akışına Downstream denir.

DRDRAM - “Direct RAMbus Dynamic Random Access Memory” - RAM teknolojisinin son halidir. DRDRAM, SDRAM’ ın yaklaşık üçde biri kadar güç çeker. Saat hızı 800MHz’ e kadar çıkabilir ve 4 paralel RAM takılmasına izin vererek çoklu kanal çalışabilir. Data yolu SDRAM’ ın iki katı genişliktedir. (bir byte yerine iki byte kullanır) “diardrem” diye okunur.

DSP - “Digital Signal Processor” - Analog sinyalleri dijital sinyallere dönüştüren işlemcilere verilen genel addır. Ses ve görüntü sıkıştırmasında, sesin işlenmesinde, modemlerde, işitme yardımında, sismik algılayıcılarda ve hızlı çevirici ve filtreleyicilerde kullanılır. “diespi” diye okunur.

DVD - “Digital Video (or Verastile) Disc” - 4.7GB ile 17GB arasında multimedya data transferi sağlayabilen CD-ROM-benzeri teknolojinin geliştirilmişidir. DVD, CD-ROM’ ları destekler ve çoğu DVD sürücüleri şarkı CD’ lerini ve CD-ROM’ ları çalıştırır. DVD’ nin son şekli olan DVD-2 (veya DVDII), CD-R (Recordable) ve CD-RW (Re-Writable) diskleri de çalıştırır. “dividi” diye okunur.

EIDE - “Enhanced Integrated Device Electronics” - Harddisk kontrol kartını kendi üzerinde bulunduran bir çeşit ATA disk sürücüsü standardıdır. Eski IDE standardına ek olarak, 30-40 GB gibi yüksek kapazitelerde, hızlı erişim zamanı ve “burst” transfer (bir seferde büyük data paketi) sağlar. “iaydii” diye okunur.

Ethernet - Yerel iletişim şebekesi -local area network (LAN), 1976 yılında Xerox tarafından geliştirilmiştir. En meşhur Ethernet bağlantıları 10Base-T (saniyede 10 megabit data transferi) ve 100Base-T (100Mbps) çoğunlukla sarımlı çift kablo ile bağlanırlar. Koaksiyel ve fiber-optik kablo bağlantısı da yapılabilir.

Firewall - Başkalarının özel datalarımıza ulaşamaması için kullanılan programlara denir. Bir çeşit güvenlik politikasıdır. Bir intranet bağlantısının internete açılmasında, internettekilerin intranete ulaşmasını engeller. “fayrvol” diye okunur.

FOIRL - Fiber Optic Inter-Repeater Link Fiber optik bağlantıların içsel tekrarlayıcısı.

Full-Duplex - Aynı zamanda her iki istikamette de data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 100′ ünü kullanır.

Half-Duplex - Sadece tek istikamette data transferi olabilen ortamlardır ve band genişliğinin % 50′ sini kullanır.

Hub - Genellikle ethernetlerle birlikte kullanılır. Tüm bilgisayarlardan ayrı ayrı gelen kabloların üzerine bağlandığı cihazdır. Hub, gelen sinyalleri gereken yerlere tekrar transfer eder. Bir hub 8′ lik, 16′ lık veya 32′ lik olduğu gibi, birden fazla hub birbirine bağlanarak şebekedeki bilgisayar sayısı arttırılabilir.Bu durumda hub’ lar arasında çapraz bağlantı kablosu kullanılır. Eğer ‘MDI’ portu varsa gerek kalmaz. “hab” diye okunur.

Horizontal Cable - Duvardaki prizden telefona veya bilgisayara bağlantı yapılan kabloya verilen addır. Hub veya PBX’ i patch panele bağlarken kullanılan kabloya da bu isim verilir.

HVAC - Heating, Ventilating, and Air Conditioning systems. Isıtma, havalandırma ve soğutma sistemleri.

IDC - Insulation Displacement Connector. RJ konektörlerinde olduğu gibi, monte ederken kabloyu sıyırarak, bağlantıyı sağlayan konektörlerin genel adıdır.”aydisi” diye okunur.

ISDN - Integrated Services Digital Network - Telefon şirketi tarafından sağlanan dijital şebeke sistemidir. “ayesdien” diye okunur. ISDN hatları iki adet ‘B’ kanalı ve bir adet ‘D’ kanalından oluşur:
B Kanalı = Bearer Channel, 64kbps. Dataları bu kanal taşır.
D Kanalı = Data Channel, 16kbs. Sinyal bilgisini taşıyan kanaldır. ISDN şebekesinin bağlanmasına veya bağlanmamasına karar verir.

Kbps - Kilobits per second - Data transfer hızını veya bant genişliğini gösteren bir birimdir. Her bit 8 byte ettiğinden cps - character per second ile karşılaştırıldığında 8 kat fazla gösterir, ki yanıltıcıdır. Bir saniyede gönderilen her 1000 bit demektir.

MAC Address - Media Access Control Address - Genellikle hexadecimal yani 16 tabanlı olarak gösterilen, şebekeye bağlı her bilgisayara ayrı olarak verilmiş 32 bitlik bir sayı ile ifade edilir. Bu sayı o cihazın adresi sayılır.6 byte uzunluğundadır. İlk üçü imalatçıyı belirtir. Dünyadaki bütün şebeke bilgisayarlarının böyle bir adresi olması şarttır.

Monster-Cable - Normal olmayan kabloların fiyatlandırılma stratejisi.

Mbps - Million bits per second - 1000 Kbps karşılığı data transfer hızını veya bant genişliği.

Multi-Mode (MM) - Fiber optik kablolar için kullanılır. Genellikle 62.5/125 olur. Bu rakamlardan 62,5 mikron fiberin çapını gösterir. 125 mikron brüt çapıdır, yani dış muhafazası ile birlikte kablo çapıdır.. Multi-Mode fiber, LAN uygulamalarında kullanılan tipik bir kablodur. Mesafe olarak 2Km ile sınırlıdır. İsminden anlaşılacağı üzere çoklu muhaberata izin verir. Bunu da ışığın değişik frekansları ile sağlar.

MUX - MUltipleXer .Alçak bant genişliğindeki birçok kanalı toplayarak tek bir yüksek band genişliğinde birleştiren bir taşıyıcıdır. Devrenin diğer ucunda bunun tersi şeklinde çalışan MUX/DEMUX çevirici bulunmalıdır.

NAT - Network Address Translation - Özel bir IP adresinde, hayali, dinamik bir bağlantı temin eder.

NIC - Network Interface Card - Bilgisayarla şebeke arasında kullanılan bir devre kartıdır. Ethernet, Arcnet, token ring, vs..

Node - Şebekede hub’ dan başka ne varsa node olarak anılır. PC, router, bridge, sniffer, printer vs.

Patch Cable - İki cihazı birbirine bağlayan kısa network kablosu.

Patch Panel - Data kablolarının sonlandığı cihaz. A device where data cables are terminated. Kablolamanın ileride devam etmesi için kullanılır. Çok da gerekli değildir.

PC-100 main memory bus - 1998′ lerin ortalarında tanıtılmış bir bus teknolojisidir. 66 MHz bus’ lar yerine üretilmiştir. % 20 daha hızlıdır. Bu hızla uyumlu çalışabilmesi için RAM’ lerin 100MHz SDRAM (”Synchronous Dynamic Random Access Memory”) olması gerekir.

PCI - “Peripheral Component Interface or Interconnect” - Pentium işlemcilerin isteğine uygun olarak hazırlanmış 64-bit yerel bus soketidir. Maksimum transfer hızı132 MB/sec olmuştur. “pisiay” diye okunur.

PCMCIA card - “Personal Computer Memory Card International Association” card - (”PC Card” olarak da bilinir.) - Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır. Dizüstü bilgisayarlarda, kişisel dijital cihazlarda veya kablosuz iletişim cihazlarında bulunabilen kendine özgü sokete takılılar. Ek hafıza, modem ve network kartı olabilir. “Type II” ve “Type III” gibi çeşitleri vardır. “piemsiey” diye okunur.

PCS - “Personal Communication Services” - FCC ve kablosuz endüstrisinde dijital hücre teknolojisi terimidir. PCS standardında GSM (”Global System for Mobile Communications”), CDMA (”Code-Division Multiple Access”) ve TDMA (”Time Division Multiple Access”) bulunmaktadır. PCS telefonları tamamen dijitaldir ve 1900 MHz frekanstadır. “pisies” diye okunur.

PDF - “Portable Document Format” - Adobe tarafından geliştirilmiş bir dosyalama formatıdır. Her platformda okuduğu için hangi programla yazıldığı farketmez. The Adobe Acrobat Reader ( Adobe’ nin websitesi) ile okunabilir. “pidief” diye okunur.

Plenum - HVAC sistemlerinde havanın geri dönüş bölümüne denir. Plenum, kablo kaplama türü değildir. Kablonun havalandırma alanında tutulma şeklidir. Bazı plenum kabloları PVC-kaplıdır.

POSIX - “Portable Operating System Interface for uniX” - Unix sistemlerle bilgisayar uygulamaları arasındaki arayüz standatlarının bir kısmına verilen addır. POSIX uyumlu Unix sistemler kullanıcıların, Unix, Linux ve hatta Windows NT ve çeşitleri için daha kolay program yazmalarını sağlar.

POTS - Plain Old Telephone Service - Analog telefon sistemlerinde sağlanan hizmetleri ifade eder.

PVC - Genel kablo kaplama malzemesi. “pivisi” diye okunur.

Raised Floor - Bilgisayar odalarında sıkça kullanılan döşeme sistemidir. Yer döşemesinin betondan 25-30 cm yüksek yapılarak kabloların buradan geçmesi sağlanır ve havalandırma için plenum oluşturulmuş olur.

RCA connector - Yuvarlak, orta ucu çıkıntılı bir konektör çeşididir. Genellikle anfilerde kullanılır. Eski stereo müzik aletlerinin hemen hepsinde vardır. Kırmızı olanı, sağ hoperlör; siyah veya beyaz olanı, sol hoperlör; sarı olanı da kompozit ekran içindir. “arsiey” diye okunur.

RISC - “Reduced Instruction Set Computer” - İlk CISC (”Complex Instruction Set Computer”) işlemcilerinden geliştirilmiş bir çip dizaynıdır. RISC çipi, IBM’ in ‘1970′ in başlarında, daha az işletim talimatı olsun ki hızı artsın ve ucuz olsun diye ürettiği bir çiptir. Motorolanın PowerPC çipleri, Macintosh’ larda kullanılmaktaydı ve RISC dizaynıydı. DEC’ in Alpha ve Sun’ ın SPARC modelleri de RISC çipidir. “risk” diye okunur.

RJ-11 - Telefonlarda kullanılan 6 pinli konnektörlerdir. Dişisi kablonun üzerinde, erkeği ise duvarda veya telefonun üzerinde olur. Genellikle 4 pine kablo bağlansa da sadece kırmızı ve yeşil olan ortadaki iki tanesi kullanılır. Diğer ikisi ikinci telefon veya telefonun ışıklandırılması için kullanılır. Diğer ikisi son zamanlarda, bilgisayarınızı telefonla networke bağlamak için kullanılmaya başlanmıştır. “RJ” Registered Jack tescilli konektör demektir. Takibeden numara ise (RJ-45, RJ-61X, vs.) FCC tarafından belirlenen bir standarttır. “arcey” diye okunur.

RJ-45 - RJ-11 (telefon) konektörü gibi fakat 8 pinli daha geniş bir konektördür. Hem network, hem de telefon için kullanılabilir. “arcey” diye okunur.

Riser - Döşemenin yükseltilmesi için kullanılan ayaklardır. “rayzır” diye okunur.

Router - Birçok bilgisayar şebekesini adreslerini okuyarak birbirine bağlamak için kullanılan bir cihazdır. Data paketi okunur ve gereken adrese postalanır. Bridge - Köprülerden daha fonksiyoneldir. Birbirine benzemeyen farklı şebekeleri kolayca birbirine bağlarlar. LAN’ ları LAN’ lara veya LAN’ ları WAN’ lara bağlayabilirler. “rotır” diye okunur.

RS-232 - Modem veya seri bağlanan çevre birimleri ile, bilgisayarınızın haberleşmesi için kulandığı endüstriyel standart bir giriştir. Seri denmesinin sebebi her seferinde bir bit göndermesidir. Bir paralel bağlantıda (yazıcı bağlantısı gibi), datalar birçok kablodan bit grupları halinde gönderilir. Şimdilerde RS-232, yerini USB’ ye bırakmaktadır. “ares232″ diye okunur..

SC - Bir çeşit fiber konektör. Bir çift fiberi bir konektör e bağlar. Yanyana iki kareye benzer. “essi” diye okunur.

SCSI - “Small Computer System Interface” - Yazıcı, harddisk veya başka bir bilgisayara bağlanmak için kullanılan yüksek hızlı paralel arayüz birimidir.”skazi” diye okunur.

SDMI - “Secure Digital Music Initiative - Kayıt endüstrisi MP3 korsanlığını durdurmaya çalışmaktadır. Bu yüzden tüm orjinal CD’ lere filigran basılmaktadır. SDMI-uyumlu MP3 çalarlar (ve diğer müzik aletleri) ancak bu filigran kullanımı ile ticari bir nitelik kazanabilirler. Korsan CD’ lerde bu filigran olmayacaktır. Daha fazla bilgi için [Yalnız Uyelerimiz Linkleri Görüntüleyebilir. Uye Olmak Için Tıkla...] adresini ziyaret ediniz. “esdiemay” diye okunur.

SDRAM - “Synchronous Dynamic Random Access Memory” - Geleneksel DRAM’ dan daha yüksek kristal frekansı - saat hızıyla çalışabilen bir DRAM türüdür. “bursting” teknolojisi ile sonraki hafıza adresini önceden bilmesi ile hızlanır. “esdirem” diye okunur.

SDSL - “Symmetric Digital Subscriber Line” - Tek hat servisi olarak da anılır. SDSL, band genişliğini “bandwidth” her iki yönde de kullanır. “esdiesel” diye okunur.

Shell - Genellikle Unix’ in kullanıcı arayüzündeki işletim sistemini tarif eder. Kabuk demektir. İşletim sisteminin en dışındaki hattı gösterdiği için bu isim verilmiştir. En içteki hatta ise kernel denir. “Shell out”, bir Unix terimidir ve Unixteki bir programdan kabuktaki arayüzüne geçişi ifade eder. “şel” diye okunur.

SM - “Single-Mode” - Fiber optik kablo çeşididir. Fiber çapı 5-10 mikrondur. SM fiber, çok daha uzun mesafelerde kullanılır, fakat çapın daha küçük olması nedeni ile daha kuvvetli ışık kaynağına - transmiter - ihtiyaç vardır ki bu da lazer olur. SM, Telco dağıtım gibi birçok WAN uygulamasında kullanılır. Çapın küçüklüğünden ötürü, tekil muharebat sağlar. “esem” diye okunur.

SIMM - “Single Inline Memory Module” - Üzerine takıldığı baskı devreyle birlikte, RAM hafıza çiplerine verilen ad. “Single Inline” RAM’ lerin anakarta temas ettirildiği yerin tek hat üzerinde olmasından dolayıdır. Daha yüksek band genişliği olan yeni tip hafıza modülüne DIMM (”Dual Inline Memory Module”) denir. Yeni sistem bilgisayarlar bunu kullanır. “sim” diye okunur.

Simplex - Datanın tek yönde hareket ettiği medya.

Skins - MP3 çalarlarda kullanıcının oluşturduğu grafik arayüzlerdir.Quake ve bazı yazılımlar bu tür arayüz tanımlamasına izin verirler.

SmartMedia card - (SSFDC “Solid State Floppy Disk Card”) - Takılıp çıkartılabilen bir çeşit Flash RAM hafıza kartıdır.dijital kameralarda ve diğer taşınabilir bilgisayarlarda veya Diamond Rio MP3 player gibi MP3 çalarlarda kullanılır. SmartMedia kartları 3.3 ve 5 volt olarak 2MB ile 16MB veya daha büyük kapazitelerde üretilmiştir.

Socket 7 - Orjinal Intel Pentium sınıfı işlemcilerin takıldığı, ana kartlardaki yuvaya verilen isimdir. Pentium II ve III’ lerde, Intel işlemcisini plastik bir slota geçecek şekilde üretmiştir. Fakat AMD ve Cyrix soket kullanmaya devam etmiştir.

SOHO - “Small Office/Home Office” - Daha fazla insanın bilgisayarla ileyişiminin ve evlerde yaygınlaşmasının sonucu olarak SOHO yani küçük ofis/ev ofisi, bigisayar firmaları için hedef kitle haline gelmiştir.

S/PDIF - “Sony/Philips Digital InterFace” - Çoğu kayıt stüdyoları ve PC ses kartları için dijital stereo aktarım şekli olarak yerleşmiş bir formattır.

SPAM - Pazarlama, reklam veya sosyal içerikli olarak büyük kitlelere ulaştırılmak istenen mesajlariı, kullanıcının isteği dışında kendisine Internet ya da cep telofonu gibi teknolojiler aracılığı ile yollanmasıdır. (Internet Üst Kurulu SPAM Bildirgesi).

Spread spectrum - Sinyali taşımak için, orjinal sinyalden (baseband) belirgin bir şekilde daha geniş band kullanan, birçok RF ayarlama tekniğinden her biri. Bu değişimin avantajı, parazite karşı yüksek bağışıklıktır. İki çeşit teknik kullanılır: Direk yayılma ve frekans zıplaması. Frekans zıplaması sistemlerinde bant genişliği değiştirilmez, alıcı ve verici belirlenmiş silsilelerle frekansları değiştirirler.

SRAM - “Static Random Access Memory” - Elektriği kesilinceye kadar üzerindeki bilgiyi muhafaza eden, DRAM gibi tazelemeyen bir RAM çeşididir. “esrem” diye okunur.

ST - Fiber konektör çeşidi. Her fiberi ayrıca sonlandırır. Minik BNC konektöre benzer. “esti” diye okunur.

Stackable - Birbirine bağlanabilen hub’ lara verilen tanımlamadır. Böylece port sayısı arttırılırken ilave aktarma yapılmalış olur.

SAF - Store-and-forward - Mesajların alınıp saklandığı, daha sonra şebeke trafiğinin azaldığı zamanlarda yerine ulaştırıldığı iletişim sistemidir. Bu sayede kapalı bilgisayara ulaştırılmak istenen mesaj kaybolmamış olur. Bir çok e-mail trafiği bu şekilde sağlanır.

S-video - “Super Video” - Ses ve görüntü frekanslarının karıştırılarak aktarıldığı kompozit ekranlardan daha net görüntü ve ses alınan bir video teknolojisidir. S-video, renk (chrominance) ve parlaklığı (luminance) ayrı ayrı taşır. S-Video çalışan kameralar genellikle hem S-Video output cakı hem de alılışılmış RCA-tipi audio/video bağlantısını destekler.S-Video avantajını kullanabilmeniz için, TV’ nizin S-Video girişi olması gerekir..

Switch - Büyük şebekelerde, talep edilen veriyi parçalara ayırarak ve sadece, bilgiyi talep edene göndererek talep etmeyenlerin trafiğini azaltan bir cihazdır. HUB verileri herkese eşit gönderir, talep eden bu bilgiyi alırken diğerleri de bu bilgiyi almadığı halde meşgul olur. “sviç” diye okunur.

T-1 - “Digital Transmission Rate 1″ - saniyede 1,544 megabit veri taşıyabilen kiralık telefon hattıdır. Genellikle şebekeleri birbirine, ISP’ lere, web sağlayıcılarına ve internetteki diğerlerine bağlanmak içindir.

TDMA - “Time Division Multiple Access” - Kablosuz bağlantı teknolojisinde, bant genişliğini zaman aralıkları ile paylaşan “time-division multiplexing” (TDM) dijital kablosuz sistemdir. TDM, radyo frakanslarını belli zaman aralıklarına bölerek, daha fazla ziyaretçi için yer açar.TDMA ile, aynı anda daha fazla data aktarımı yapılır. Cep telefonları - GSM için kullanılmaktadır. “tidiemay” diye okunur.

TDR - “Time Domain Reflectometer” - Üeretilen sinyalin geri dönüşünü ölçerek, kablo uzunluğunu tesbit eden bir cihazdır. “tidiar” diye okunur.

Token Ring Network - Dijital izlerin birbirine aktarılması ile seri bağlantılı bir yerel bilgisayar ağ şeklidir. Bu zincirin bir parçası olmayan bilgisayar, data gönderemez. Saniyede 4 megabite kadar data aktarılabilir.

Tone Generator and Inductive Amplifier - 2 kHzlik bir ses dalgası verilmiş kabloyu takip etmek için, kablodan 2-10 cm uzaklıkta endüktiv bir alıcı kullanılır. Bu sayede kablo test edilirken kesilmez.

TWAIN - “Technology (veya Toolkit) Without An Interesting Name” - Scanner - tarayıcı, fax, grafik ve yazı okuyucu - OCR yazılımları için kullanılan arayüz standardıdır. Anlamı: “ismi lâzım değil” veya ” filan teknoloji” olabilir. Görüntünün, görüntüyü işleyen yazılıma aracısız iletilmesine imkan verir. Bu sayede tarayıcılar çok basit ve ucuz olmuştur. “tveyn” diye okunur.

Twin-Ax - Twinaxial cable - Koaksiyel kabloya benzer, fakat ortada tek değil iki kablo bulunur.

UART - “Universal Asynchronous Receiver/Transmitter” - Seri portlarda kullanılan seri verileri paralel portlarda kullanılan hale çevirmek için üretilmiş bir çiptir. Bilgisayar/Modem ilişkisindeki darboğazdır. Yeni bilgisayarlar 16-bit buffer’ lı 16550 UART çipini kullanırlar. Bu sayede günümüzün hızlı modemlerine ayak uydurabilirler. “yuart” diye okunur.

Ultra ATA - (ATA-4, Ultra DMA, ATA-33, DMA-33) ATA/EIDE disk kontrolü standatdının en son sistemidir. EIDE, veya “Enhance Integrated Electronics Interface” teknolojisi, harddisk için gereken elektroniğin kendisi üzerine monte edilmesi ile imal edilmişti. “ATA” veya “Advanced Technology Attachment” IDE ile eş anlamlıdır. Ultra ATA, ATA-2′ nin üç katı veri aktarımı yapar. (saniyede 33.3 megabite kadar). “DMA” yani “Direct Memory Access” isteyenin harddisk ile direk konuşmasını sağlayarak işlemciye - CPU’ ya boş zaman kazandırır.

UltraSCSI - “Ultra Small Computer System Interface” - SCSI çevre birimlerini bilgisayara bağlamak için kullanılır. (Harddiskler, seyyar sürücüler ve yazıcılar gibi…) UltraSCSI’ nin yeni versiyonu olan SCSI-2, 8 bit bağlantılarda 20MB, 16 bit bağlantılarda 40MB veri transferine kadar ulaşabilmektedir.

Upstream - Son kullanıcıdan ISP’ ye bağlantı yönünü tarif etmek için kullanılır. Genellikle ADSL metodlarında görülür.

USB - Universal Serial Bus - Daha çok PC’ lerin seri iletişimi için ortaya çıkmış bir standarttır. 12Mbs hızıyla ve 127 adet cihazı zincirleme bağlantıyla bağlaması ile bir üstünlük getirmiştir. Bu bağlantıdan voltaj alınabildiği için ayrıca cihazlara adaptör takılması gereği ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bir kaç USB aletini aynı cihaza bağlamak isterseniz, USB Hub’ ı kullanmalısınız. USB’ den bağlanan cihazlar, bilgisayar kapatılmadan takılıp çıkartılabilirler. “yuesbi” diye okunur.

UUCP - “Unix-to-Unix Copy” - Unix makinelerde bilginin seri bağlantılarla aktarımını sağlayan bir dizi yazılım ve protokollerin genel adı. 70 li yılların sonunda Bell laboratuvarlarında, programların, verilerin ve e-mail’ lerin standart telefon hatlarından aktarımı için imal edilmiştir. “yuyusipi” diye okunur.

V.90 - 56 Kbps analog modemlerde, üzerinde anlaşılan son standarttır. Rockwell’ in K56Flex ve 3COM’ un X2 standartları, hala kabul görmektedir. V90 standardı; kablo modem, DSL ve diğer yüksek band genişliği kullanan sistemlerin yaygınlaşması ile başka bir standart icat edilmediğinden, son analog standart olacak gibi görünüyor.

WAP - “Wireless Access Protocol” - Kablosuz iletişim protokolü. Cep telefonları, radyo cihazları, kablosuz modemler ve diğer internete bağlantı yapan cihazlar için teknolojik standart getirmek amacını taşır. Daha fazla bilgi için WAP Forum a bakın..

Wavetable synthesis - Gerçek enstrumanların ses örneklerinden oluşmuş bir diziyi kullanan ses teknolojisidir. Mesela, bir MIDI dosyası belli bir enstrumanın belli bir notasını istediğinde bilgisayar, ses tablosunda bu notayı bulur. Ses Tablosu sentezi, FM sentezindan dah iyi netice verir. O bir öncüdür.

Wiremap tester - Kısa devre, açık devre, ters bağlantı veya çapraz bağlantı gibi kablo hatalarını tesbit eder. Çok karışık dijital aletler olabileceği gibi basit analog cihazlar da olabilirler.

XGA - “Extended Graphics Array” - IBM tarafından 1990 yılında geliştirilen, yüksek çözünürlükte görüntü standardıdır. 640X480 çözünürlükte 65,536 rengi, 1,024X768 çözünürlükte 256 rengi gösterir. XGA-2, daha yüksek çözünürlük ve daha çok rengi verir.

XJACK - Bazı diz üstü bilgisayarlardaki kart modemlerin telefon bağlantısı için kullanılan bir konektördür. Kart modemlerde RJ-11 kalın olduğu için kullanılamaz. Yatay bir caktır. “ikscek” diye okunur.

XML - “Extensible Markup Language” - HTML gibi bir WEB işaret dilinin nisbeten daha yenisidir. Sadece nasıl göstereceğini söylemekle kalmaz, muhteviyatın ne idüğünü de bildirir. Mesela, bir ürünün resmini gösterirken, alttan fiyatınıda yazar ve tarama sırasında bu ürünün en ucuz nerede olduğu da taranabilir. Ek bilgi sağlamada avantaj sağlar.Daha fazla bilgi için WC3′ ün page on XMLsayfasını ziyaret edin.. “iksemel” diye okunur.

Yagi antenna - Paralel anten elemanlarından müteşekkil bir yönlendirici antendir. Gelen sinyalleri alır ve bir cihaza yansıtır. (Aktarım hattına bağlı elektriksel bir cihaz).

ZIF Socket - “Zero Insertion Force Socket” - Çoğu anakartta bulunan işlemcinin takıldığı bir soket çeşididir. İşlemciyi takarken kuvvet kullanılarak, iğnelerinin eğilmesine meydan vermemek için yapılmıştır.Yan tarafında bir kol vardır. Bu kolu kaldırarak, işlemciyi kolayca yerleştirir, sonra kolu indirerek, hem işlemciyi sabitleştirmiş, hem de iğnelerin tam temasını sağlamış olursunuz.